Bursa’da bu yıl ilk kez düzenlenen Tarım Şenliği, Gökdere Millet Bahçesi’nde düzenlendi.

Bursa’da kırsal kalkınmaya ivme kazandırmak ve yerel üretimi destekleyerek tarımsal sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Bursa Tarım Şenliği, bugün Gökdere Millet Bahçesi’nde bulunan BUTATEM’de geniş bir katılımla ziyaretçilerini ağırladı.

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, Tarım sektörünün son yıllarda içerisinde bulunduğu zorluklara dikkat çekerek konuşmasına başlayan Yazgan, “Tarıma gönül vermiş, tarıma dokunmuş ve katma değer sunmuş tüm insanları sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”
Türkiye’de tarımın son 20 yılda hiç olmadığı kadar kötü bir döneme girdiğini vurgulayan Yazgan, “Tarım bir ülkenin temel unsurlarından biriyken, bugün ne yazık ki üretimden vazgeçmiş üretici gruplarının çoğaldığı, ithalata bağımlı hale gelen bir ülke konumuna geldik. Gerçekten içler acısı bir tablo var. İhracatçılar kan ağlıyor, üreticiler kan ağlıyor” dedi.
Mandalina üretimindeki maliyetleri örnek gösteren Yazgan, “Dalında bir lira olan mandalinanın toplaması beş lira, ambalajı on lira, ancak pazarda kırk-elli liraya tüketiyoruz. Üretici mandalinayı dalında bırakmamızı istiyor çünkü hastalık ve zararı getirmesinden korkuyor” dedi.
Türkiye’nin üretimden kaçan bir noktaya geldiğini belirten Yazgan, “Tarımda vazgeçmiş üretici var ve bu üreticinin yeniden kazanılması gerekiyor. Aksi takdirde ekonomik olarak çökmüş bir ülke satın alamayacağına göre, üretmezsek açlığa mahkûm hale geliriz” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİMİZE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”

Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Prof. Dr. Fevzi Çakmak, Tarım sektöründeki daralmaya dikkat çekerek, TÜİK verilerinde tarımın yüzde 12,7 küçüldüğünü hatırlatarak, bunun tehlikeli bir tablo olduğunu vurguladı.
Çakmak, üretimin önemine de değinerek, pandemi döneminde yaşanan tedarik krizlerini şu ifadelerle vurguladı, “Pahalıya da üretiyor olsak üretmek zorundayız. Çünkü üretmezsek dışa bağımlı hale geliriz. Bugün köylerde yaşayan çiftçimiz 60 yaşına merdiven dayamış durumda. Bu nesil de üretimden çekildiğinde üç-beş market zinciriyle değil, üç-beş holding ile mücadele etmek zorunda kalacağız.
Kooperatiflerin önemli bir üretim gücü olduğunu belirten Çakmak, asıl sorunun pazarlama olduğunu vurgulayarak, “Dışarıda birçok kooperatif ve ürün var ancak en büyük sorun pazar bulamamak. Ürünlerimize marka değeri katacak politikalar üretmeliyiz” dedi.
Yerel yönetimlerin katkısını takdir eden Çakmak, daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirten, “Fidan, sulama borusu, gübre desteği kıymetli. Ancak bundan sonrası için orta ve uzun vadeli katma değer projelerine ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
“GEMLİK, ZEYTİNİN ANA VATANI, SAKİNLİĞİN ADRESİDİR”

Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in hem tarımsal üretimde hem de ticari faaliyetlerde bölge için kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak konuşmasına başladı, Gemlik’in zeytinle özdeşleşen kimliğini hatırlatan Başkan Deviren, ilçenin serbest bölgesi, limanları ve fabrikalarıyla güçlü bir ticari hacme sahip olduğunu belirtti.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tarımsal kalkınmaya yönelik yaklaşımını takdir eden Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in 35 kırsal mahallesine yönelik projelerde de bu vizyonun etkili olduğunu belirtti.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tarımsal kalkınmaya yönelik yaklaşımını takdir eden Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in 35 kırsal mahallesine yönelik projelerde de bu vizyonun etkili olduğunu belirtti.
Deviren, Geçtiğimiz yıl zeytinin düşük fiyatlarla karşı karşıya kaldığı dönemde sağlanan 100 tonluk zeytin alım desteğini hatırlatarak, bu müdahalenin üreticiye nefes aldırdığını vurguladı.

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Türkiye’de tarımla uğraşan kesimin yaş ortalamasını dikkat çekerek, tarıma gençlerin kazandırılması gerektiğini vurguladı. “Eğer tarımın geleceğini düşünüyorsak gençlerimizin tarımdan umut etmelerini sağlamalıyız. Onların tarımdan geçinebileceklerine, iyi bir yaşam sürdürebileceklerine inanmaları için destek olmak zorundayız” dedi.
Başkan Bozbey, yerel yönetimlerin tarımla uğraşanlara destek vermesinin şart olduğunu vurgulayarak, “Gençlerimizi tarımın içinde tutmak zorundayız. Aksi takdirde zeytinde, peynirde, buğdayda dışa bağımlı hale geliriz ve bu yok oluş demektir” dedi.
“PANDEMİ SÜRECİNİN ARDINDAN GIDA ERİŞİMİ ZORLAŞTI”
Bozbey, pandemi döneminde yaşanan gıda tedarik sorunlarına değinerek toplumun toprağın değerini o süreçte yeniden anladığını vurgulayarak, “Herkes bir dönüm yer alayım da hiç olmazsa faydalanayım, diye düşündü. Ancak kalıcı olan şey; aile çiftçilerimizi geliştirmeye yönelik projeler üretmektir” dedi.
Kendisi de köy çocuğu olduğunu hatırlattan Başkan Bozbey, çiftçiliğin zorluklarını örneklerle anlatarak, “Çiftçiye destek vermek boynumuzun borcu. Çünkü toprağı koruyan da, ülkenin geleceğine katkı sağlayan da onlardır” dedi.
“SU KRİZİ VE KURAKLIK KAPIDA”
Bursa’nın su sorunu üzerine de konuşan Bozbey, içme suyu ve sulama suyu maliyetlerinin giderek arttığını belirterek, “Artık suyun kıymetini öğrendik. Atık suların geri kullanımının yaşamın bir parçası haline gelmesi gerekiyor”İklim değişikliği uyarılarının yıllardır yapıldığını vurgu yapan Bozbey, “Bilim insanlarımız 30-40 yıldır bunu anlatıyor. Maalesef yöneticiler bunu anlamadı” ifadelerini kullandı.
Bursa’nın bir zamanlar “su şehri” olduğunu söyleyen Bozbey, “Sanayiyi ve nüfusu Marmara’ya yığarak tarım topraklarını kaybettik. Aynı zamanda Uludağ’a kar yağmıyor. Bu, insanlığın kendine yaptığı bir kötülük” şeklinde konuştu.
Bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımının toprağı öldürdüğünü ifade eden Bozbey, “Toprağın da bir vitamini var. Her yıl aynı ürünü aynı yere ekerek toprağı bitiriyoruz. Eğitim şart” diyerek konuşmasına devam etti.
Kooperatifleşme eksikliğine çarpıcı bir örnek veren Bozbey, “Türkiye’de sadece traktör fazlası nedeniyle 62 milyar dolarlık kaynak kaybı var. Kooperatif olsaydı bu para çiftçide kalırdı” ifadelerini kullandı.

Haber: Sultan Denli


