Bursa Belediyeler Birliği’nin öncülüğünde hayata geçirilen “Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı 2026”, akademi, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Bursa’nın geleceği açısından kritik öneme sahip su yönetimi politikaları, Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı 2026 kapsamında ayrıntılı biçimde değerlendirildi.
Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’nda yaptığı değerlendirmede, suyun sınırsız bir kaynak olmadığına dikkat çekerek, “Belediyecilik, zorlukları gerekçe göstermek değil, sorunlara çözüm geliştirmektir” dedi.
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde düzenlenen “Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı 2026” programında önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Yılmaz, çalıştayın yalnızca bir toplantı değil, Bursa’nın geleceğini birlikte inşa etme iradesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
“GELECEĞİMİZ SUYUN BEREKETİYLE ŞEKİLLENİR”
Bursa’nın kimliğinin suyla ayrılmaz bir bağ içinde olduğunu vurgulayan Yılmaz, Uludağ’ın zirvelerinden süzülen berrak suların Nilüfer Çayı’yla hayat bulduğunu belirterek, bu kadim kentin Evliya Çelebi’ye “Bursa velhasıl sudan ibarettir” sözünü söylettiğini ifade etti.
Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun sınırsız bir kaynak olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Başkan Oktay Yılmaz, iklim krizi, kuraklık, artan nüfus, sanayileşme ve bilinçsiz tüketimin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintilerinin plansızlık ve öngörüsüzlüğün bedelini gözler önüne serdiğini kaydeden Yılmaz, “Bugün yaşanan su sorunları yalnızca yağış ve mevsimle açıklanamaz” dedi.
Başkan Yılmaz, temel sorunun doğru planlamanın yapılamaması, altyapının zamanında yenilenememesi ve kaynakların etkin kullanılmaması olduğunu ifade ederek, belediyeciliğin mazeret üretmek değil, çözüm odaklı projeler geliştirmek anlamına geldiğini vurguladı. “Belediyecilik, doğal ya da küresel gelişmeleri gerekçe gösterip sorumluluktan kaçmak değil; bu zorluklara karşı somut adımlar atmaktır” dedi.
Bursa’nın sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, 3,5 milyon kişinin bu şehirde üretip yaşadığını ve geleceğe dair hayaller kurduğunu belirti. Bu nedenle su yönetiminin hayati önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi, alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi ve geri kazanım projelerinin stratejik yatırım alanları olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
“TOPLANTI DEĞİL, SONUÇ ODAKLI ÇALIŞMA İSTİYORUZ”
Toplumda su tasarrufu farkındalığının artırılmasının gerekliliğine dikkat çeken Başkan Yılmaz, amaçlarının yalnızca toplantılar düzenlemek olmadığını vurguladı. Yılmaz, “Hedefimiz; ortak akıl, bilimsel yaklaşım ve somut çıktılarla yol almak. Uygulanabilir her öneriyi kararlılıkla hayata geçireceğiz” dedi.
Konuşmasını suyun korunmasının geleceğin güvencesi olduğuna dikkat çekerek tamamlayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, suyun doğru korunup yönetilmemesi halinde geleceğin ve huzurun mümkün olmayacağını ifade etti. Yılmaz, bilimsel veriler, ortak akıl ve şeffaflıkla hareket edildiği takdirde Bursa’nın yarınlarının da sular kadar berrak olacağını ifade etti.
“SU YÖNETİMİ SADECE YEREL DEĞİL, KÜRESEL BİR SORUMLULUKTUR”
Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’da gerçekleştirilen Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’nda iklim krizi ve su yönetiminin acil bir gündem olduğunu vurgulayarak, çözümün merkezi ve yerel yönetimlerin eş güdüm içinde hareket etmesiyle mümkün olacağını ifade etti.Mustafa Bozbey, su yönetiminin yalnızca belediyelerin değil, tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Suya dair sorunların uzun süredir bilindiğini ifade eden Bozbey, bu sorunların ancak genel yönetim ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesiyle çözülebileceğini vurguladı. Bozbey, çalıştaydan çıkacak sonuçların hem Bursa hem de ülke geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı.
“İKLİM KRİZİ ETKİLERİNİ HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA GÖSTERİYOR”
Dünyanın ciddi bir iklim krizi sürecinden geçtiğine dikkat çeken Mustafa Bozbey, yağış rejimlerindeki değişimin artık günlük yaşamda net biçimde hissedildiğini kaydetti. Konunun tüm paydaşlarıyla birlikte ele alındığı bu çalıştayın, çözüm üretme açısından büyük değer taşıdığını belirten Bozbey, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha görünür hale geldiğini ifade etti.
Konuşmasında Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine de değinen Bozbey, örgütün ağustos ayında yaptığı açıklamayı hatırlatarak, “2050 yılında beklenen küresel sıcaklık seviyesine, 2025 yılının temmuz ayında ulaşıldığı ifade ediliyor. Bu, yaklaşık 25 yıllık bir gecikmeyle hareket ettiğimizi gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Bozbey, bu tablonun krizin ne kadar derinleştiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Günümüzde yapılan ulusal ve uluslararası toplantıların ana gündeminin iklim krizi ve bu krizin yol açacağı afetler olduğunu belirten Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, fosil yakıtlardan bir an önce vazgeçilmesinin zorunluluk haline geldiğini söyledi. Bozbey, barınma sorununun da iklim krizinin tetiklediği başlıca problemler arasında yer aldığını ifade etti. Bilim insanlarının Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgele arasında yer aldığını sıkça dile getirdiğini aktaran Bozbey, Türkiye’nin bu risk grubunun merkezinde bulunduğunu belirtti. Yıllar önce katıldığı bir bilimsel toplantıda dile getirilen çölleşme uyarılarını hatırlatan Bozbey, bu konuda zamanında adım atılmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.
Haber: Sultan Denli


