Bursa’nın en önemli doğal zenginliklerinden biri olan İznik Gölü, son günlerde oluşan turkuaz görüntüsüyle hem ziyaretçilerin hem de fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oldu. Ancak uzmanlar, göl yüzeyini kaplayan bu rengin sadece görsel bir şölen olmadığını, aynı zamanda çevresel bir sorunun işareti olduğunu vurguluyor.

İZNİK GÖLÜ’NDE TURKUAZ GÖRÜNTÜLER OLUŞTU
Türkiye’nin 5’inci, Marmara Bölgesi’nin ise en büyük gölü olan İznik Gölü’nde, “siyanobakteri artışı” olarak bilinen alg patlaması meydana geldi.

Mavi-yeşil alglerin göl yüzeyini kaplamasıyla birlikte göl, turkuaz renge büründü. Ortaya çıkan manzara, özellikle fotoğrafçılar ve doğa tutkunları için etkileyici görüntüler oluşturdu.

HER YIL BİNLERCE KİŞİ BU MANZARAYI GÖRMEYE GELİYOR
İznik Gölü kıyısında işletme sahibi Bekir Uslu, bu doğa olayının yılın belirli dönemlerinde yaşandığını belirterek şunları söyledi:
“Şu an turkuaz mavisi oluştu gölde. Bu senenin belli zamanlarında oluşuyor. Yılda bir kere birkaç gün sürüyor. Bu güzelliği görmek için yurt içinden ve yurt dışından fotoğraf sanatçıları geliyor. Herkesi İznik’e davet ediyoruz.”

UZMANDAN UYARI: GÜZEL GÖRÜNSE DE TEHLİKE BARINDIRIYOR
Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, turkuaz rengin oluşmasına neden olan siyanobakterilerin göldeki çevresel sorunların önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

Dindar, alg patlamalarının normal şartlarda ilkbahar aylarında görülebileceğini ancak yaz aylarında uzun süre devam etmesinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Alg patlamaları normalde ilkbahar aylarında doğal olarak görülebilir. Ancak süresinin uzaması, daha yoğun yaşanması ve özellikle yaz aylarında ortaya çıkması, gölde kirlilik olduğunun önemli bir göstergesidir.”

KİRLİLİK VE DÜŞEN SU SEVİYESİ ETKİLİ OLUYOR
Uzmanlara göre gölde yaşanan bu durumun başlıca nedenleri arasında;
Kontrolsüz tarımsal gübre kullanımı,
Fosfor ve azot yükünün artması,
Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları,
Buharlaşma nedeniyle su seviyesinin düşmesi,
Gölü besleyen derelerle taşınan kirlilik,
Yeraltı sularının yoğun kullanımı yer alıyor.
Bu koşullar, siyanobakterilerin hızla çoğalmasına ve göl yüzeyini kaplamasına neden oluyor.

BALIKLAR VE DİĞER CANLILAR İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR
Uzmanlar, alg tabakasının su yüzeyini kaplamasının göldeki oksijen seviyesini düşürdüğünü belirtiyor.
Yeterli oksijen alamayan balıklar ve diğer su canlıları için bu durum ciddi risk oluştururken, yoğun alg patlamalarının toplu balık ölümlerine kadar varabilecek olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

İZNİK GÖLÜ İÇİN KALICI ÖNLEMLER ÇAĞRISI
Uzmanlar, İznik Gölü’nün korunabilmesi için tarımsal kirliliğin azaltılması, gölü besleyen su kaynaklarının korunması ve su seviyesinin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bir yandan ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sunan turkuaz görüntülerin, diğer yandan göldeki ekolojik dengenin bozulduğuna işaret ettiğine dikkat çekiliyor.
Kaynak: DHA




