Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” programında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Nilüfer’in gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özdemir, kentte planlanan atık alanına karşı yürütülen mücadeleden deprem hazırlıklarına, su faturalarından kentsel dönüşüme kadar birçok konuda açıklama yaptı.
“2 MİLYON METREKARELİK ORMAN TEHDİT ALTINDA”
Özdemir, Nilüfer’in doğal alanlarının korunması gerektiğini vurgulayarak ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışının önemine dikkat çekti.
Kayapa-Kuruçeşme bölgesinde planlanan atık alanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özdemir, projenin yaklaşık 2 milyon metrekarelik orman alanını tehdit ettiğini ifade etti. Bölgeye her gün yüzlerce kamyonun gelmesinin trafik yoğunluğunu ve çevre kirliliğini artıracağını belirten Özdemir, bu kararın kent açısından ciddi sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.
Özdemir, “En az 2 milyon metrekare, hatta daha fazla bir orman alanımızın yok edilmesi anlamına geliyor. Her gün bine yakın kamyonun gelmesi, şehrimize hem kirlilik hem de trafik yoğunluğu getiriyor. Orman alanımız yok olmasın. Nilüfer’in değerlerine bir saldırıdır” dedi.
Bölgede alternatif alanların değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, bilimsel raporlar ve çevresel etkiler dikkate alınarak karar verilmesi çağrısında bulundu. Hukuki mücadeleyi sürdüreceklerine dikat çeken Özdemir, Bursa’daki üniversitelerden de çevresel değerlendirme raporları alınabileceğini kaydetti.
Bursa’nın deprem riskine karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Özdemir, olası bir büyük depremde ilk günlerde yaşanabilecek erişim sorunlarına dikkat çekti.Bursa yerel rehber
İstanbul’da meydana gelebilecek büyük bir depremin Bursa’yı da etkileyeceğini ifade eden Özdemir, kentin kendi imkânlarıyla hareket edebilecek bir afet hazırlık sistemine sahip olması gerektiğini belirtti.
“300 DÖNÜMLÜK TAŞ OCAĞI ALANINA DEPREM LOJİSTİK MERKEZİ KURULMASI”
Bu kapsamda yaklaşık 300 dönümlük bir taş ocağı alanında deprem lojistik merkezi kurulmasını önerdiklerini aktaran Özdemir, alanın orman statüsünden çıkarılması için ilgili kurumlarla görüşmeler yaptıklarını ancak yaklaşık bir yıldır ilerleme sağlayamadıklarını belirtti.
Özdemir, merkezde gıda depoları ve ağır iş makinelerinin bulundurulmasının, afet anında müdahale kapasitesini artıracağını ve şehir içindeki trafik yükünü azaltacağını ifade etti.
Büyükşehir Belediyesi tarafından su fiyatlarında yapılan indirim açıklamalarını da değerlendiren Özdemir, su faturalarındaki katı atık bedellerine dikkat çekti.
Özdemir, katı atık bedellerinin ilçe belediyeleri tarafından tahsil edilmesi gerektiğini ifade ederek, su fiyatlarında indirim yapılırken bu bedellerin su faturalarından kaldırılmasının vatandaşın toplam faturasına yansıyan artışı gizleyebileceğini savundu.
2025 yılında 46,28 lira olan ilgili bedelin bugün 94,16 liraya yükseldiğini belirten Özdemir, “Su faturaları nasıl ucuzladı, merak ediyorum. Ucuzlatma adı altında ilçe belediyelerinin almak zorunda olduğu katı atık bedelinin ortadan kaldırılması söz konusu oldu. Bir yılda yüzde 100’ün üzerinde fiyat artışı var” dedi.
Kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesinin kolay olmadığını belirten Özdemir, mevcut yapı stokunun yenilenmesinde planlama ve finansman sorunlarının bulunduğunu ifade etti.
Deprem anında kamu kurumlarının müdahale kapasitesinin önemine değinen Özdemir, mahalle ölçeğinde hazırlık yapılması ve vatandaşların afetlere karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“ORTAK AKILA DAHA İYİ BİR NİLÜFER MÜMKÜN”
Kent buluşmalarının amacının basın mensuplarının görüş ve önerilerini dinlemek olduğunu belirten Özdemir, yönetimde şeffaflık ve katılımcılığa önem verdiklerini ifade etti.
Vatandaşların eleştirilerini doğrudan iletebileceği platformlar oluşturduklarını kaydeden Özdemir, mahalle buluşmaları ve canlı yayınlarla halkın sorularını yanıtlamaya devam edeceklerini söyledi.




