Bursa Barosu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına ilişkin kamuoyuna yönelik dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Barodan yapılan açıklamada, sürecin yalnızca teknik bir hukuk meselesi olmadığı belirtilerek, hukuk devleti, demokratik siyasal yaşam, seçme ve seçilme hakkı ile siyasal örgütlenme özgürlüğü bakımından anayasal düzeni doğrudan ilgilendirdiği ifade edildi.
“DEMOKRATİK MEŞRUİYET ZEDELENEBİLİR”
Açıklamada, siyasi partilerin Anayasa’nın 68. maddesi gereği demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu hatırlatılarak, parti iradesine yönelik yargısal müdahalelerin ancak anayasal sınırlar içerisinde yapılabileceği kaydedildi.
Kurultay sonuçlarının yıllar sonra “mutlak butlan” kavramı üzerinden yok sayılmasının hukuki güvenlik, belirlilik ve demokratik meşruiyet açısından ağır sonuçlar doğurabileceği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Özel hukuk alanına ait istisnai bir hükümsüzlük müessesesi olan mutlak butlan kavramının, siyasal alanı yeniden dizayn edecek şekilde genişletilmesi; hukuk devleti ilkesini zedeleyen, yargının tarafsızlığına ilişkin toplumsal güveni sarsan son derece sakıncalı bir yaklaşımdır.”
“HALKIN İRADESİ ESASTIR”
Bursa Barosu açıklamasında, demokratik süreçlerin yıllar sonra yargı yoluyla tartışmaya açılmasının yalnızca bir siyasi partiyi değil tüm anayasal düzeni istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, “Hiçbir demokratik hukuk düzeninde milyonlarca yurttaşın siyasal temsil iradesi, tartışmalı yargısal yorumlarla ortadan kaldırılamaz. Siyasal meşruiyetin asli kaynağı mahkeme koridorları değil, halkın özgür iradesidir” denildi.
Baro, demokratik siyasal yaşamın yargısal müdahalelerle baskı altına alınmasına karşı hukukun evrensel ilkelerini savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Kaynak: Bülten




