Bu hafta Serkan GÜL İleTeknovizyon’un konuğu SAHA İstanbul Yazılım Komite Üyesi ve Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi SBBS Dekan Yardımcısı Dr. Gülçiçek BİNTAŞ, Bursa’nın teknoloji gündeminin ne kadar geniş olduğunu anlattı.

Bilgisayar teknolojileri, yapay zekâ, otomasyon, milli mühendislik yazılımları, savunma sanayii, KOBİ’lerin dijital dönüşümü, sürdürülebilirlik ve nitelikli insan kaynağı… Hepsi aynı geleceğin parçaları.
En kritik başlıklardan biri yazılımda dışa bağımlılık. Savunma sanayii gibi stratejik alanlarda yalnızca ürünü üretmek yetmez; ürünü tasarlayan, analiz eden ve yöneten yazılımlara da sahip olmak gerekir. Programda anlatılan yerli mühendislik yazılım çalışmaları sıradan bir teknoloji projesi değildir. Kritik mühendislik süreçlerinde kendi yazılımına sahip olmak, bağımsızlık meselesidir. TÜBİTAK destekli projelerle geliştirilen çalışmalar, doğru fikir ve destek bir araya geldiğinde Bursa’dan da katma değerli teknoloji çıkabileceğini gösteriyor.
Peki Bursa ürettiği teknolojiyi neden daha görünür ve güçlü hale getirmesin?
Bursa’nın güçlü bir üretim altyapısı var. Fakat yetişmiş insan kaynağını şehirde tutmak kolay değil. Gençler teknolojiyi iyi kullanırken üretim konusunda deneyim eksikliği yaşayabiliyor. Deneyimli kuşak ise sahayı iyi biliyor ancak yeni teknolojilere uyumda zorlanabiliyor.
Bursa’nın fırsatı tam burada. Deneyim ile gençlerin teknolojik yeteneğini aynı masada buluşturabilirsek, dünyaya ürün ve yazılım ihraç eden teknoloji firmaları ortaya çıkarabiliriz.
Yapay zekâ bu dönüşümün önemli araçlarından biri. Artık tasarımdan üretime, işletmeden yönetime kadar her alana giriyor. Ancak asıl değer kodu yazabilmekten önce problemi doğru tanımlayabilmekte. Teknoloji gerçek bir problemi çözdüğünde ekonomik değere dönüşüyor.
Programda aktarılan, Yazılım Üretenlerin saha çalışmasında yeni müşteri bulma, ihracat yapamama, nitelikli insan kaynağı, finansmana ve teşviklere erişim öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.
KOBİ’ler açısından dijitalleşme ertelenebilecek bir tercih değil. KOBİ’ye yalnızca “dijitalleş” demek yetmez. Müşteri bulmasını, ihracatını ve insan kaynağını geliştirmesini destekleyen bir ekosistem kurmalıyız.
Bir diğer kritik başlık sürdürülebilirlik. Bursa bir sanayi şehri. Karbon ayak izini azaltmak artık yalnızca çevre meselesi değil, ekonomik bir zorunluluk. Daha az enerji ve atık için çözüm tasarım aşamasında başlamalı.
Bu başlıkların ortak noktası veri ve ortak akıl. Sektörü temsil etmek istiyorsak önce sektörü dinlemeliyiz. Programda anlatılan saha çalışmaları ve 2026-2030 strateji planı hazırlığı önemli. Çünkü masa başındaki sorunlarla sahadaki sorunlar her zaman aynı olmayabilir.
Bursa’nın ihtiyacı birbirinden kopuk projeler değil; üniversitenin bilgisini, sanayinin deneyimini, KOBİ’nin çevikliğini, gençlerin enerjisini ve kamunun desteğini buluşturan bir teknoloji ekosistemidir.
Bursa artık sadece üreten bir şehir olmamalı. Tasarlayan, yazılım geliştiren, yapay zekâyı üretimde kullanan, mühendislik bilgisini millileştiren ve yetiştirdiği insanı şehirde tutan bir merkez olmalı.
Ve Bursa’nın bu yarışta söyleyecek çok sözü var.
Serkan GÜL
IT Teknoloji Danışmanı ve Mesleki Eğitim Uzmanı

