Bazen ekranlarda rakamların düşmesi, birçok evde sessizliği de beraberinde getirir. Dışarıdan bakıldığında yalnızca bir fonun değer kaybetmesi veya bir hissenin düşmesidir. Oysa o rakamların arkasında yılların emeği vardır. Kiminin ev peşinatı, kiminin çocuklarının eğitim parası, kiminin emeklilik birikimidir. Bazen de yıllardır hayali kurulan bir tatilin ya da aileyi o tatile götürecek arabanın parasıdır.
Bu yüzden yatırım konuşurken yalnızca kazancı ve kaybı değil, insanı da konuşmak gerekir.
Kendi çıkarları uğruna kazancı kesinmiş gibi gösteren, riskleri gizleyen, önce güven kazanıp sonra bu güveni paraya çeviren vicdansızlar vardır. Kendi rahatları bozulmasın diye başkalarının yaşamını altüst etmekten çekinmezler.
İnsanların alın terini kendi kazancına basamak yapanlarda ne ticaret ahlakından ne de vicdandan söz edilebilir.
Bu nedenle bir insanın sözüne, gösterişli hayatına veya yaptığı paylaşımlara bakarak yatırım kararı verilmemelidir. Bir fon ya da hisseye yatırım yapacak insan, neye para yatırdığını bilmelidir. Aldığı fonun kim tarafından yönetildiğini, nasıl denetlendiğini ve hangi varlıklara yatırım yaptığını öğrenmelidir. Bir şirketin faaliyetini, borcunu ve değerini araştırmadan hissesini almamalıdır.
Bir insanın iyi konuşması, sizin paranızı da iyi yöneteceği anlamına gelmez. Tanıdık olması bile bir yatırım güvencesi değildir.
Elbette fonlarda da hisselerde de zarar olabilir.fiyatlar düşebilir. Ancak piyasanın taşıdığı risk ile insanları yanıltarak zarara uğratmak aynı şey değildir. Yatırımcının araştırma sorumluluğu, insanların güvenini kötüye kullananların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kaybın ardından insan çoğu zaman zararını telafi etmeye çalışır. Daha fazla para yatırır.bazen elinde olmadığı hâlde borç alır, kredi çeker, yeni riskler üstlenir. Bir önceki yanlışını düzeltmeye çalışırken daha ağır bir yükün altında kalabilir.
Sonra kendini şu cümlelerle avutmaya başlar:
Eşim duymasın.
Çocuklar üzülmesin.
Biraz toparlayayım, sonra anlatırım.
Yuvasını korumak için sustuğunu düşünür. Fakat taşıdığı sır büyüdükçe ne sofrada iştahı ne evde huzuru kalır. Aynı evin içinde sevdiklerinden uzaklaşır, derdini kendi içinde büyütür.
Bu yük, bazı insanları hayatından vazgeçmeyi düşünecek kadar ağır bir çaresizliğe sürükleyebilir. Böyle zamanlarda kayıp yaşayan insanın ihtiyacı, suçlanmadan dinlenmek ve bir çıkış yolu bulabilmek için destek görmektir.
İnsan yanlış bir karar vermiş olabilir. Güveni kötüye kullanılmış olabilir. Fakat hiçbir maddi kayıp, insanın hayatından ve sevdikleriyle kurduğu bağdan daha büyük değildir. Kaybını paylaşmak, yardım istemek ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmak utanılacak bir şey değildir.
Yatırım yaparken ne kadar kazanacağımızı düşündüğümüz gibi, ne kadar zarara katlanabileceğimizi de hesaplamalıyız. Evin temel ihtiyaçlarını ve ailenin geleceğini bir kazanç beklentisine bağlamamalıyız.
Çünkü hiçbir kazanç vaadi ailemizden, çocuklarımızdan, huzurumuzdan ve hayatımızdan daha kıymetli değildir.
Kaybedilen para için bir yol aranabilir. Borç için çözüm oluşturulabilir. Yanlış bir kararın ardından yeni bir başlangıç yapılabilir.
Yeter ki insan, kaybettiği parayla birlikte kendisini de gözden çıkarmasın.

