Bursa Belediyeler Birliği’nin öncülüğünde düzenlenen Bursa İRAP 2027–2032 Afet Risk Azaltma Çalıştayı, şehirlerin afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesini hedefleyerek gerçekleştirildi.
Bursa’da afetlere karşı hazırlık kapasitesini güçlendirmek ve riskleri azaltmak amacıyla hazırlanan Bursa İRAP 2027-2032 Afet Risk Azaltma Çalıştayı, Bursa Belediyeler Birliği’nin öncülüğünde başladı. Almira Hotel’de gerçekleştirilen çalıştayda, kentin afet riskleri açısından mevcut durumu kapsamlı biçimde değerlendirilirken, 2027-2032 yıllarını kapsayan Afet Risk Azaltma Planı çerçevesinde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar ayrıntılı olarak ele alındı.

Düzenlenen Çalıştay’a AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan, Bursa Belediyeler Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Yıldırım ilçe Başkanı İrfan Akkaya, Bursa Vali yardımcısı Salih Altun, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen başta olmak üzere ilçe kaymakamları ve çok sayıda protokol üyeleri katıldı.
Bursa Belediyeler Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan hızlı değişimlerin kentleri her geçen gün daha büyük tehditlerle karşı karşıya bıraktığını vurguladı. Afetlerin hem sayısında hem de meydana gelme sıklığında ciddi bir artış yaşandığını belirten Yılmaz, bu sürecin sosyal, ekonomik ve çevresel riskleri giderek derinleştirdiğini ifade etti. İklim değişikliğinin etkisiyle artan sel, heyelan, orman yangını ve depremlerin yanı sıra sanayi kaynaklı kazalar ile kimyasal risklerin de kent yaşamını doğrudan tehdit eden unsurlar arasında yer aldığını dile getirdi.

Bu tablo karşısında çaresiz olunmadığını ifade eden Yılmaz, afet yönetimi anlayışında önemli bir paradigma değişimi yaşandığına dikkat çekti. Afetlerle mücadelede yalnızca olay anına ve sonrasına odaklanmanın artık yeterli olmadığını belirten Yılmaz, “Asıl olan, afetler gerçekleşmeden önce riskleri doğru tespit eden, önleyici tedbirleri güçlendiren ve bu riskleri sistematik biçimde yöneten bir anlayışı hayata geçirmektir” dedi.
Başkan Yılmaz, bu proaktif yaklaşımın artık bir tercih olmanın ötesine geçtiğini, Bursa gibi stratejik konuma sahip kentler başta olmak üzere tüm şehirler için kaçınılmaz bir gereklilik halini aldığını belirtti. Afetlere karşı dayanıklı ve dirençli kentler inşa etmenin, günümüz şehircilik anlayışının en temel hedefleri arasında yer aldığını da sözlerine ekledi.

“AFETLERE KARŞI MÜCADELEDE ÖNLEYİCİ VE PROAKTİF YAKLAŞIM KAÇINILMAZ”
Günümüzde afetlerin sayısının ve sıklığının arttığına vurgulayan Yılmaz, iklim değişikliğiyle birlikte sel, heyelan, orman yangını ve depremlerin kent yaşamını doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Afet yönetiminde yalnızca olay anına ve sonrasına odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayan Yılmaz, riskleri önceden tespit eden ve önleyici tedbirleri esas alan bir yönetim anlayışının zorunlu hale geldiğini belirtti.
Başkan Yılmaz, hazırlanan stratejik belgelerin yalnızca birer rapor olmadığını vurgulayarak, Bursa Afet Azaltma Planı’nın il ve ilçeleri koruma altına alan hayati bir yol haritası niteliği taşıdığını söyledi. Yılmaz, bu planlarla can ve mal kayıplarını en aza indirmeyi, afet bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymayı ve kamu kaynaklarını etkin kullanmayı hedeflediklerini ifade etti.
6 Şubat’ta yaşanan depremlerin hafızalarda derin izler bıraktığını belirten Yılmaz, bu acının afetlere hazırlığın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında deprem bölgesinde inşa edilen konut sayısının 500 bine yaklaştığını ifade etti.
Yıldırım ilçesinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine de değinen Yılmaz, 2019 yılından bu yana üç mahallede 168 hektarlık alanda dönüşüm odaklı imar planları uygulandığını ifade etti. İlçede 16 noktada belediye eliyle, 33 noktada ise özel sektör aracılığıyla dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü belirten Yılmaz, bugüne kadar yaklaşık 7 bin 500 bağımsız birimin ilçeye kazandırıldığını söyledi. 2029 yılına kadar bu sayının 30 bine çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
Geliştirilen kentsel dönüşüm modeli ve birikimi, siyasi ayrım gözetmeksizin talep eden tüm belediyelerle paylaşmaya hazır olduklarını vurgulayan Yılmaz, bu alandaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Afetlere hazırlık kapsamında mahallelerde oluşturulan ekiplerle eğitimler ve tatbikatlar düzenlediklerini ifade eden Yılmaz, vatandaşların farkındalığını artırmayı ve mahalleleri daha dirençli hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Türkiye’de ilk kez tüm muhtarlara telsiz dağıtılarak afet anında kesintisiz iletişimin sağlandığını da aktardı. Kapalı pazar alanları ve açık alanların afet anlarında kullanılabilecek altyapıyla güçlendirildiğini belirten Yılmaz, yaptıkları çalışmalarla taşma riskine karşı kentin daha dayanıklı hale getirildiğini ifade etti.

“ÖNCELİK, AFETLER MEYDANA GELMEDEN RİSKLERİ ORTADAN KALDIRMAK”
Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan da afetlere karşı hazırlığın yalnızca teknik bir planlama süreci olmadığını, ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülmesi gereken bütüncül bir yaklaşım olduğunu vurguladı.
Çalıştayın Bursa için hayırlı olmasını temenni ederek sözlerine başlayan Buldan, Bursa Valiliği koordinasyonunda ve Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde yürütülen hazırlık sürecinin önemine dikkat çekti. Buldan, “Bugün burada bulunmamızın amacı yalnızca teknik bir proje üretmek değil, afetler yaşanmadan önce riskleri azaltacak yeni bir süreci hayata geçirmektir. Bu çalışma tek başına bir plan değil, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle oluşturulan ortak bir yol haritasıdır” dedi.
Son yıllarda afet risklerinin azaltılması konusunda küresel ölçekte önemli adımlar atıldığını ifade eden Buldan, Birleşmiş Milletler öncülüğünde geliştirilen afet risklerini azaltma hedeflerinin, Türkiye’de de temel politika alanlarından biri haline geldiğini söyledi. Bu yaklaşımın, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yasal zemine kavuştuğunu belirten Buldan, afet azaltma ve müdahale planlarının uygulanmasının kamu kurumları için bağlayıcı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Türkiye genelinde beş yıllık dönemi kapsayan ve 122 eylemden oluşan afet risklerini azaltma planının hazırlandığını belirten Buldan, bu sürecin illerde kurumsal farkındalığı artırdığını ve önemli bir deneyim kazandırdığını söyledi. Ancak uygulama sürecinde nüfus yoğunluğu ve sosyal yapı gibi unsurların daha gerçekçi yaklaşımları zorunlu kıldığını dile getirdi.
“YILDIRIM’DA BAŞLAYAN ÇALIŞMA TÜM BURSA’YA ÖRNEK OLACAK”
Yıldırım ilçesinde başlatılan yeni dönem hazırlık sürecinin, ilçe bazlı çalışmalardan başlayarak tüm Bursa’yı kapsayacak şekilde genişletileceğini ifade eden Buldan, ilerleyen aylarda diğer ilçelerde de benzer çalışmaların hayata geçirileceğini söyledi. Bu sayede Bursa’nın bütüncül bir afet risk azaltma yapısına kavuşacağını belirtti.
Buldan, çalıştayın ilk gününde farklı oturumlarla mevcut durumun ele alınacağını, kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü çalışmaların değerlendirileceğini söyledi. İkinci gün ise akademisyenlerin katkılarıyla oluşturulan tematik masalarda ayrıntılı analizler yapılacağını belirten Buldan, bu değerlendirmelerin hangi adımların hangi kaynaklarla hayata geçirileceğini netleştireceğini ifade etti.

AFAD Planlama ve Risk Azaltma Dairesi Başkanı Abdulkadir Tezcan, afetlere yönelik hazırlık çalışmalarında önleyici, planlı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Tezcan, “Önceliğimiz, insanlarımızın güvenle yaşadığı yaşam alanları oluşturmak. Can ve mal kayıplarını en aza indirmeden afetlere karşı etkili olamayız” dedi. Bursa’nın bu konuda örnek projelere sahip olduğunu belirten Tezcan, Avrupa Birliği destekli projelerin de planlama süreçlerine entegre edildiğini ifade etti.
Kentsel dönüşüm projelerinin afet risklerini azaltmada kritik öneme sahip olduğunu belirten Tezcan, “Kentsel dönüşümle sağlam yapılar inşa etmek, şehirde karşı karşıya olduğumuz tehlikeleri ortaya koymamızı sağlar. Bursa’da ve Türkiye genelinde yürütülen projeler, bu hedefi destekliyor” dedi.
Tezcan, afet risklerinin en iyi şekilde tespit edilmesi için mahalle bazlı çalışmaların şart olduğunu ifade etti. Tezcan, “Şehrin en kılcal damarına kadar, yani mahallelerimize kadar gidip, ‘Sizin tehlikeleriniz nelerdir?’ sorusunu sormalıyız. Bu sorulara alınan cevaplar, planlarımızı güçlendirecektir” ifadelerini kullandı. Çalışmaların akademik destekle yürütüldüğünü vurgulayan Tezcan, üniversitelerden hocaların da sürece dahil edildiğini söyledi.Çalıştayın katılımcılarının önemine de dikkat çekerek, sivil toplum, akademisyenler ve bürokratların bir arada çalışmasının afet yönetiminde büyük güç sağladığını ifade etti.

Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Türkiye Cumhuriyeti’nin afetlere müdahale süreçlerini ve Bursa’nın bu kapsamda yürüttüğü faaliyetlerine değindi. “Hep birlikte yaşamış ve büyüyen bir şehir olarak, belediyelerimiz ve halkımız bir araya gelerek önemli adımlar attık. Tüm kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerimiz bu süreçte büyük özveri gösterdi” dedi.
Vali Yardımcısı Altun, Bursa’da afet yönetimi kapasitesinin güçlendiğini belirterek, “Yaklaşık bir buçuk yıldır Sayın Valimizin liderliğinde, arama-kurtarma ekiplerimiz otuz üçe, barınma ile ilgili birimlerimiz ise otuz beşe çıktı. Artık afet öncesi hazırlıklarımızı da öncelikli olarak yürütüyoruz”dedi.
Altun, belediyelerin kentsel planlama ve dönüşüm çalışmalarındaki rolüne değinerek, “Belediyelerimiz afetle ilgili birimler oluşturdular ve tüm görevlerini büyük bir azimle yerine getiriyorlar. Bursa sanayisi, tarımı, tarihi ve insanıyla liderliğe oynayan şehirlerden biridir. Kentin yapı stoğu açısından bazı sorunlar olsa da yapılan çalışmalar bugüne kadar oldukça başarılı olmuştur. Bursa, kentsel dönüşümde Türkiye’ye ve dünyaya örnek olacak” ifadelerini kullandı.
Haber: Sultan Denli


