Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte Enis Doko, “Din ve Bilim: Modern Dönemde Akıl, İnanç ve Arayış” başlığı altında kapsamlı bir konferans verdi. Katılımın yoğun olduğu oturumda Doko; din ile bilim ilişkisini akıl, inanç ve modern dönemin anlam arayışı ekseninde ele aldı.
“DİN VE BİLİM ÇATIŞMAK ZORUNDA DEĞİLDİR”
Prof. Dr. Enis Doko, din ile bilim ilişkisinin temellerine inerek İslam’ın Eşari ve Maturidi kelam geleneğinde akıl ile gözlemin temel bilgi kaynakları arasında yer aldığını belirtti. Din ve bilim çatışmasının tarihsel ve metodolojik bir zorunluluk olmadığını, konunun matematiğin ve doğa bilimlerinin doğası üzerinden ele alınması gerektiğini ifade eden Doko, İslam düşünce geleneğinin ayetleri yorumlarken akıl ve gözlemle uyumlu bir perspektife sahip olduğunu kaydetti. Evreni incelemenin ve yaratılış üzerine düşünmenin önemine değinen Doko, modern dönemde bilim adına öne sürülen bazı indirgemeci yaklaşımların çatışma yarattığını, ancak dinin yaşam felsefesi sunarken bilimin metodolojik bir araştırma alanı olarak farklı kulvarlarda yer aldığını aktardı.

“21. YÜZYILDA DİN TERAKKİYE ENGEL MİDİR?”
Konuşmasının devamında modernleşme süreçleri ve toplumun zihninde yer eden kronikleşmiş sorulara değinen Doko, yapay zeka ve ileri iletişim araçlarının hüküm sürdüğü 21. yüzyılda bile sıkça karşılaşılan “Din terakkiye engel midir?” sorusunun aslında yanlış iki kutuplu cevaplar üzerinden beslendiğini belirtti. Bilim insanlarının evreni anlarken zaman zaman derin bir dini tecrübe ve hayranlık hissettiğini, Einstein gibi fizikçilerin eserlerinde bile bu aşkın hissiyatın izlerinin sürülebileceğini dile getirdi. Din ile bilimin amacının farklı olduğunu; dinin insana “nasıl yaşanması gerektiğini” söylerken, bilimin ise evrenin mekanizmasını tarif ettiğini vurguladı.
Program, katılımcıların inanç-bilim ekseni ve toplumsal dinamikler üzerine yönelttiği soruların detaylıca yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
KAYNAK:BÜLTEN




