Göz bozuklukları doğuştan, çocukluk ve ergenlik döneminde ya da yaşlanmayla birlikte ortaya çıkabiliyor. Hipermetropi ve yüksek astigmat doğuştan bulunabiliyor ve erken teşhis edilmediğinde göz tembelliğine yol açabiliyor.
Göz bozukluklarının bazıları doğuştan olur, bazıları çocukluk ve ergenlik çağlarında , bazıları ise yaşlanma ile ortaya çıkar. Hipermetropi ve yüksek astigmat göz bozukluğu doğuştan var olabilir ve erken tepit ve tedavi edilmez ise göz tembelliğine neden olabilir. Miyopi ve astigmat ise genellikle okul çağı çocuklarında ortaya çıkar, tedavi edilmez ise okul başarısını olumsuz etkileyebilir. 45 yaş ve sonrasında ise presbiyopi dediğimiz yakını görme sorunu ortaya çıkar, yakını görebilmek için gözlük kullanmayı gerektirir.
Kesin olan şudur ki gözlerdeki gelişim ve değişim dönemi bitmeden , göz bozuklukları ameliyat ile düzeltilmez. Ameliyat seçeneklerini değerlendirmek için kişinin yaşının 18 ve üzerinde olması gerekir. 18 yaşını geçmiş ve son 1 yıl içinde 0.50 den fazla numarası değişmemiş kişilerde ameliyat düşünülebilir. Yinede yaşı uygun olsa da ameliyat düşünen herkes ameliyata uygun olamayabilir. Yapılacak bazı göz ölçümleri ve testleri ile uygun olan kişiler incelenerek belirlenebilir. Ayrıca ameliyat seçeneklerinden bazılarına uygun ,bazılarına uygun olunmayabilir.Yani işin özeti durumun bazı tetkikler ile konunun uzmanı bir hekim tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Bu incelemenin sonucunda size önerilen ameliyat seçeneklerini, bunların artı ve eksi yönlerini kendinize göre değerlendirip siz de seçim yapabilirsiniz.
18-45 yaş arası özellikle miyop ve astigmat türü göz bozuklukları yaygın olarak EXCİMER LAZER yöntemleri ile tedavi edilir. Hipermetroplarda ise günümüzde nadiren uygulanır. Excimer lazer adı altında PRK, LASIK, SMILE/SİLK günümüzde yaygın olarak uygulanan başlıca yöntemlerdir. Numaranın düzelmesi ile ilgili başarı oranları birbirlerine çok yakın olsa da yapılış, iyileşme süreci ve komplikasyonlar açısından farklılıkları vardır.

PRK daha çok düşük numaradaki miyop ve astigmat hastalarda önerilir. Korneası ince olan hastalarda da doku kaybını ve zayıflamasını en aza indirmek için tercih edilen bir yöntemdir. Yüksek numaralarda yapılması çok önerilmez, yapılsa da ek önlemler alınması gerekir. Aksi halde korneada beyazlaşma , görme azalması ve numaralarda geri dönüş görülebilir.
LASIK ve SMILE/SILK ise daha yüksek numaralarda tercih edilir . Kornea doku kalınlığı en önemli sınırlayıcı kriterdir. LASIK’ te kornea yüzeyinden ince bir kapak kaldırılıp, derindeki dokuya tedavi uygulanır. SMILE/SILK yönteminde kornea dokusu içinden disk şeklinde parça çıkarılarak numaralar tedavi edilir.
Günümüzde bu üç yöntemin de kullanım alanı vardır. Yöntemler arasında tedavilerin başarı oranları açısından önemli bir fark yoktur. Cihaz ve teknolojideki gelişmeler lazer ameliyatlarında süreyi kısaltıp hasta konforunu ve uyumunu oldukça arttırmıştır. Yine aynı nedenlerden dolayı sonuçların öngörülebilirliği artmış ciddi komplikasyonlar oldukça azalmıştır.
Lazer ameliyatları öncesi hastalardan en sık duyduğumuz sorulardan biri numaraların tekrar ortaya çıkma ihtimalidir. Bu ihtimal daha genç yaşta ameliyat olanlarda ve daha yüksek numaralı olanlarda daha fazladır. Bu, numaranın bir miktar geri dönmesi şeklinde olabileceği gibi numaranın ilerlemesi nedeniyle de olabilir. Ameliyat sonrasında yıllarca numaraların hiç değişmemesi gerçekçi bir beklenti değildir. Gözlük kullanırken de numaraların değişmemesi beklenmez. Bunun içidir ki gözlük kullananların da belli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir. Dolayısıyla lazer tedavilerinde amaç var olan numaraları gidermektir ki bunda da %98-99 oranında başarılıdır. Ama göz numarasındaki ilerlemeyi durdurmak tedavinin amacı değildir. Amaç var olan numarayı gidermektir. Mesela kadın olmak bir dezavantaj olabilir. Hamilelikler ve doğumlar miyopide ilerlemeleri beraberinde getirebilir.
Diğer bir soru ise göz doktorlarının lazer ameliyatı olmayıp gözlük takmaya devem ettikleri ön yargısına dayanmaktadır ki bu görüş doğru değildir. Şu gerçeği göz önünde bulundurmak gerekir ki lazer ameliyatları her numaraya, her yaşa ve her göze uygun bir tedaviler değildir. Lazer ameliyatı önerilen hastalar genç yaş gurubunda , miyop, astigmat göz bozukluğu olan, korneası ve kişilik yapısı ameliyat yapılmasına uygun olan, yakın görme bozukluğu gelişmemiş yaştaki kişiler için uygundur. Benim gibi 55 yaşına gelmiş ve yakın için gözlük kullananlara siz niye gözlük takıyorsunuz demek konunu ayrıntısını bilmemekten kaynaklıdır. Lazer ameliyatı olan çok sayıda göz doktoru ve yakını vardır, bu gerçek yapılan araştırmalarla da ortaya konulmuştur. Kendimize uygun görmediğimiz tedavileri başka insanlara da uygun görmeyiz. Yinede gözlük ve veya lens kullanmak ya da lazer ameliyatı olmak kişisel bir tercihtir. Kimse lazer ameliyatını mecburiyetten olmaz. Ama lazer ameliyatı ile göz bozukluğundan kurtulmak büyük ölçüde kalıcı , hayat konforunu artırıcı,az riskle çok fayda görme amacını gerçekleştirebilen bir tedavi yöntemidir.
Sonuçta hayatınızın 10-20 dakikasını ayırıp, ve hayatınız boyunca gözlük ve veya kontakt lense harcayacağınız paranın çok daha azını harcayarak çok daha konforlu bir hayata adım atmak sizin elinizde. Göz Vakfı Nilüfer Göz Merkezi olarak, Excimer lazer göz ameliyatları ile de Orhaneli yolu üzerindeki yeni merkezimizde hizmetinizdeyiz.




