Ersin Faikzade, uzun bir aradan sonra aşk, ayrılık ve kimlik temalarını işlediği üç yeni albümüyle eş zamanlı ve iddialı bir dönüş yaptı. Sanatçı, yüksek prodüksiyon kalitesine sahip bu eserlerle müzikal sınırları ortadan kaldırarak dinleyiciyi derin ve duygusal bir yolculuğuna davet ediyor.
Bir pazar sabahı henüz İstanbul nazlı nazlı salınırken buluşuyoruz sevgili Ersin Faikzade ile. Dört yıldır bir araya gelememişiz. Anlatacak, konuşacak nice konu birikmiş. Fakat beni bu pazar sabahında İstanbul’a getiren sebep son albümü. Sosyal medyadan paylaştığı “Nazan dinler misin?” dediği albüme tutuklu kalınca soluğu yanında alıyorum.
Aşkı, ayrılığı, şarkıların arkasındaki gerçek hikâyeleri konuşuyoruz sanat dolu evinde…

Sevgili Ersin bu albüm senin için bir dönemin kapanışı mı yoksa bir dönemin başlangıcı mı?
Bu bir dönemimin kapanışı olarak görülebilir ama yepyeni bir Ersin Faikzade’nin doğuşu olduğu kesin. Çünkü müzikal altyapımı ve tarzımı tamamen değiştirdim. Pop, rock, Latin, deep house ve club tarzında, 2026 sound’unu yakaladığımız yepyeni üç müzik albümü yaptık.
Söz ve müziklerin büyük kısmı bana ait. Ayrıca dört şarkıda çok değerli hocam Ali Bıçakçı’nın eserleri yer alıyor. Albümde yok yok… modern club şarkıları, tangolar, hem çok eğlendiren hem de derinden duygulandıran ve düşündüren parçalar var. Türkçe albümümün adı AŞK.
Uzun yıllardır bu albümleri hayal ediyordum… ve şimdi hepsi gerçek oldu. Latin Amerika’da çok dinleyicim olduğu için İspanyolca TURCO LATINO Vol.1 albümünü yaptım ve şarkıların tamamı bana ait.
Bir de benim için çok özel bir proje var: PERSIAN FIRE (Pers Ateşi). Farsça albümüm… Aslında İran benim 25 yıldır hayatımda olan bir kültür. Prenses Süreyya ve Kraliçe Farah Pehlevi romanlarım, Sattar ile yaptığım düetler derken İranlı dinleyicilerle çok güçlü bir bağ kurdum. Bu albüm de bir anlamda onlara bir gönül borcu.
Bugün herkes tekli (single) çıkarırken, ben yıllardır beklediğim üç albümü aynı anda yayımladım. Özellikle Fransızca okuduğum şarkılar Avrupa’da listelere girdi. Şu anda hepsi dijital müzik platformlarında dinlenebilir.
Albümün ismi ve genel ruhu bize senin hangi yönlerini anlatıyor?
Bu albüm benim en filtresiz halim. İçinde hem kırılgan bir Ersin var, hem de ayakta kalmayı öğrenmiş güçlü bir tarafım. İsmi ve ruhu aslında şunu söylüyor: “Ben yaşadım, hissettim ve saklamadım.”
Şarkılar ortaya çıkarken mantığın mı konuşuyor yüreğin mi?
Ben hep kalbimin sesini dinledim. Nazan, beni uzun yıllardır tanıyorsun… Dünyanın pek çok ülkesine gidip gönüllü insani projelerde yer aldım. Bu, rahmetli anneciğime duyduğum derin sevgi ve saygıdan doğdu.
Zaten her şeyin gelip geçici olduğu bu fani dünyada, hırslarla ve egolarla yaşayanlardan hiç olmadım. Ben hayatı tamamen sevgiyle, kalpten gelen duygularla yaşamayı seçtim.
Belki de bu yüzden, bunu hisseden insanların olduğu her yerde kendime bir aile, bir dost buldum. Irk, dil, din ayırt etmeden… sadece insan olmanın bilinciyle yaşadım.
O yüzden şarkılarımda mantık değil, her zaman yüreğim konuşur.
Bu albümde seni en çok zorlayan parça hangisiydi? Neden?
Bu albümde beni en çok zorlayan parça Kuru Mavi Gül oldu. Çünkü bu şarkı, altı yıl önce biten bir aşkın bende kalan tek hatırasından doğdu… kurumuş tek bir mavi gülden.
Aslında her şarkım kendi yaşanmışlıklarımı anlatıyor ama aynı zamanda insanların da kendi hikâyelerini hatırlatıyor. Çünkü hepimiz insanız ve duygularımız sandığımızdan çok daha benzer. Kuru Mavi Gül de tam olarak bu yüzden dinleyicide çok güçlü bir karşılık buldu. Birçok insan bu şarkıda kendi geçmişini, kendi kaybını hissetti… ve bu beni hem zorladı hem de en çok etkileyen parçalardan biri haline getirdi.
Bu albümü dinleyen biri, senin hayatında hangi duygusal katmanına dokunmuş oluyor?
En savunmasız halime… İnsanların genelde sakladığı, kimseye göstermediği o iç sesi var ya… işte bu albüm tam olarak oraya dokunuyor.
Şarkıları hazırlarken en çok nereden ilham alıyorsun?
Hepsi… ama en çok yarım kalan hikâyelerden. Bitmemiş duygular çok güçlüdür. İnsan, tamamlayamadığı şeyleri içinde taşır… ben de onları şarkıya dönüştürüyorum.
Bu albümde keşke yaşamasaydım dediğin bir duygunun izi var mı?
Evet… ama bugün dönüp baktığımda iyi ki yaşamışım diyorum. Çünkü o duygular olmasaydı bu albüm de olmazdı. Acı bazen en büyük üretim kaynağıdır.
Dinleyici bu albümde kendi yaşanmışlıklarını mı bulacak, yoksa senin anılarına mı şahit olacak?
İkisini de… Ben kendi hikâyemi anlatıyorum ama aslında herkes kendini buluyor. Çünkü duygular kişisel değil, evrensel.
Şarkılarında aşk çok güçlü bir tema. Aşk mı daha öğretici yoksa ayrılık mı?
Aşk başlatır… ama ayrılık öğretir. İnsan en çok kaybettiğinde kendini tanır.
Bu albümde insanlara en çok neyi hissettirmek istiyorsun?
Yalnız olmadıklarını… Herkes bir şeyler yaşıyor ama çoğu insan bunu saklıyor. Ben bu albümle “ben de yaşadım” diyorum.
Sanat senin için kendini ifade biçimi mi, yoksa bir kaçış mı?
İkisi de… Bazen anlatmak için yapıyorum, bazen unutmak için. Ama her halükârda sanat benim en dürüst halim.
Bu albüm bir mektup olsaydı kime yazardın?
Geçmişteki kendime… Çünkü bazı şeyleri o zaman bilseydim, belki daha az kırılırdım. Ama yine de o kırılmalar beni ben yaptı.
“Beni en iyi o anlatıyor” dediğin şarkı hangisi?
“İki Arasında” diyebilirim. Söz ve müziği tamamen bana ait. Bu şarkı, “gerçek miyim yoksa bir hayal mi?” sorusunu sorduğum, hayatı ve varoluşumu sorguladığım anlarda ortaya çıktı.
Aslında bu sadece benim değil, pek çok insanın kendi içinde sorduğu bir soru. O yüzden bu şarkı son dönemde yazdığım en iddialı sözlere sahip.
Ayrıca şarkının Fransızca versiyonu Suis-je réel’i de okudum. Şu anda Fransa’da radyolarda çalıyor ve listelere girdi. Bu da benim için ayrı bir anlam taşıyor… çünkü bir duygunun farklı bir dilde de aynı şekilde hissedilmesi, müziğin gerçekten evrensel olduğunu kanıtlıyor.

KAPANIŞ / OKUYUCUYA MESAJ
Yalancı Mavi Kuru Gül, İki Arasında, Aşksız Anmasınlar, Günaydın, Her Sabah Yeniden Aşık Olurum, Yalnızlığımıza…
Of… bu şarkılar gerçekten efsane olacak. Ve bu sadece bir başlangıç. Daha birçok eser var… çünkü burada tek bir projeden değil, tam 3 dev albümden bahsediyoruz değerli okuyucularım.
Hazırsanız… şimdi sıkı tutun, bu yolculuk yeni başlıyor. Albümler tüm müzik platformlarında dünya çapında yayımlandı ve dinleniyor.


