Sendikal çalışmaları nedeniyle uzun süredir görev yerinden uzaklaştırılan Cumhuriyet öğretmeni Serkan Bebek için, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde “Okulumu Geri İstiyorum” başlığıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
“Okulumu Geri İstiyorum” çağrısıyla düzenlenen açıklamada, öğretmenlerin maruz kaldığı baskılar, sürgün uygulamaları ve eğitim sisteminde giderek derinleşen yapısal sorunlar kamuoyuna paylaşıldı.
Basın açıklamasında söz alan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, katılımcıları selamlayarak konuşmasına başladı ve sendikal faaliyetin anayasal bir hak olduğuna dikkat çekti.”Partilerimizin temsilcileri, sivil toplum örgütlerinin değerli temsilcileri ve siz basın emekçileri; hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı adına, dayanışma duygularımla selamlıyorum.”dedi.
Yeşiltaş, sendikal mücadelenin anayasal güvence altında olduğunu belirtti.

“SENDİKA ANAYASAL HAKTIR”
Yeşiltaş“Sendika anayasal bir haktır. Sendikal faaliyetlerini sürdürmek için büyük bir gayret ve mücadele gösteren Köksal Şube Başkanımız Serkan Öğretmen, dört yıldan bu yana dört kez sürgüne gönderilmiştir. Mahkemeler tarafından görevine iade edilmesine rağmen, bu ülkede ve bu kentte eğitimin sorunlarını dile getirmekten asla vazgeçmemiştir.” dedi.
Bilimsel, laik ve çağdaş eğitimi savunan öğretmenlerin baskı altında tutulduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu kentte eğitimin gerçek sorunlarıyla ilgileniniz. Öğretmenlerimizi sürgüne göndermekle, sendikal faaliyetlerini baskı altına almakla bizi doğru bildiğimiz yoldan geri döndüremezsiniz.” dedi.
“EĞİTİMDE SORUNLAR GÖRMEZDEN GELİNİYOR”
Yeşiltaş, Bursa’daki çocukların yaşadığı yoksulluğa da dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bu kentin çocukları okula aç gitmektedir. Beslenme çantalarında yiyecek olmadan eğitim almaya çalışıyorlar. Siz, çocukların nitelikli eğitim alması için çaba göstermek yerine öğretmenlerin sendikal çalışmalarını denetliyor, baskı kuruyorsunuz.”dedi.
CHP olarak sendikaların yanında olduklarını vurgulayan Yeşiltaş, mücadele çağrısıyla konuşmasını tamamladı:
“Serkan Öğretmenimiz yalnız değildir. Onun yanındayız ve bu mücadelenin takipçisi olacağız.” dedi.
Basın açıklamasında konuşan öğretmen Serkan Bebek, maruz kaldığı sürgün ve baskı süreçlerini tarihsel bir çerçeve içinde aktararak yaşadıklarını kamuoyuna anlattı.
“Değerli dostlar, değerli basın emekçileri ve sivil toplum örgütlerinin kıymetli temsilcileri; hepiniz hoş geldiniz. Bu süreci tane tane, vicdanını kaybetmemiş insanların anlayacağı şekilde anlatmak istiyorum.”

“DÖRT YILDA DÖRT SÜRGÜN “
2022 yılından itibaren yaşadığı sürgünleri anlatan Bebek, Muş Bulanık Balotu İlkokulu’nda görev yaparken kamuoyuna yansıttığı yolsuzluk iddialarının ardından tehdit edildiğini ve sürgün edildiğini ifade etti.
Bebek,” Can güvenliğim için emniyete başvurdum. ‘Bu dilekçeyi bahane ederek seni sürgün ederler’ dediler. Kısa süre sonra altı aylık çocuğumla birlikte Muş’tan Van Muradiye’ye sürgün edildim.” dedi.
BURSA’DA YENİ SÜRGÜNLER “
BEBE”Bursa’da ÇEDES uygulamalarına ve okul çevresindeki uyuşturucu–tarikat yapılanmalarına karşı sendikal faaliyet yürüttüğü için yeniden sürgün edildiğini belirtti.Bebek, hamile eşini doğum sırasında yalnız bırakmak zorunda kaldığını vurguladı.
“Benimle sürgün giden oğlumdan sonra, kızım Günce de başka bir sürgün kararıyla dünyaya gözlerini açtı” ifadelerini kullandı.
Açtığı davaların tamamını kazandığını vurgulayan Bebek, buna rağmen sürgün uygulamalarının sürdüğünü ifade etti:
Mahkemeler sürgün ve kınama cezalarını hukuksuz buluyor ama idare bu kararları fiilen uygulamıyor. Bu artık bir cezalandırma değil, sistematik yıldırmadır.” dedi.
Konuşmasının sonunda mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirten Serkan Bebek şu sözlerle açıklamasını tamamladı:
“Utanacak hiçbir şey yapmadım. Hırsızlık yapmadım, yolsuzluk yapmadım. Bilimsel, laik, demokratik eğitimi savunduğum için buradayım. Gerekirse defalarca sürgün gider geliriz ama bu düzene boyun eğmeyiz. şeklinde konuştu.
Haber: Sultan Denli




