Bu hafta Serkan GÜL İle Teknovizyon’un konuğu MERSİFED Başkanı ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Bilgi İşlem ve Otomasyon Konseyi Başkanı Sayın Osman Akın’ı oldu. Programa hazırlanırken teknoloji, yazılım ve otomasyon alanında birçok soru hazırlamıştım. Fakat sohbet ilerledikçe gördüm ki, konuştuğumuz konu sadece bilgisayarlar ya da yazılımlar değildi. Aslında konuştuğumuz şey, Bursa’nın ve Türkiye’nin dijital geleceğiydi.
Programın ilk dakikalarında kamuoyunda sıkça karıştırılan önemli bir konuyu netleştirdik. Osman Akın, 69. Meslek Komitesi Başkanı değil, Bilgi İşlem ve Otomasyon Konseyi Başkanı olduğunu ifade etti. Açıkçası birçok kişi bu yapının detaylarını bilmiyor. Sorular ilerledikçe BTSO’nun komite, meclis ve konsey sisteminin ne kadar kapsamlı bir organizasyon olduğunu öğrenmiş olduk.

Uzun yıllardır teknoloji sektörünü yakından takip eden biri olarak, yazılım şirketlerinin İstanbul’a taşınmasının neredeyse doğal karşılandığı bir dönemde Osman Akın’ın “Merkezimizi hiçbir zaman Bursa’dan taşımadık.” sözünü oldukça anlamlı buldum. Çünkü şehirlerin gelişmesi, yalnızca fabrikalarla değil; bilgi üreten, yazılım geliştiren ve katma değer oluşturan şirketlerle mümkün oluyor.
Bilişim sektörünün yıllar önce BTSO’da nasıl temsil edilmediğini, verilen mücadelelerle bugün çok daha güçlü bir noktaya ulaşıldığını dinledik. Bu bölümde aslında bir koltuğun değil, bir sektörün temsil edilme hikâyesine tanıklık ettik. Bana göre programın en önemli mesajlarından biri de buydu.
Sektör temsilcileriyle iletişim kurulup kurulmadığını, projelerin nasıl üretildiğini ve üyelerin sürece ne kadar dahil edildiğini merak ediyordum. Osman Akın’ın belgelerle anlattığı çalışma sistemi, her yıl yapılan sektör analiz toplantıları, akademisyenlerin ve kamu temsilcilerinin katıldığı çalıştaylar ile hazırlanan yol haritaları, işin planlı yürütüldüğünü gösteren önemli örneklerdi.
Türkiye artık sadece üretim yapan değil, teknoloji ihraç eden bir ülke olmak zorunda. Program boyunca konuştuğumuz HİSER projeleri, dijital dönüşüm çalışmaları, yapay zekâ zirveleri, KOBİ’lere yönelik destekler ve uluslararası pazarlara açılma hedefleri, aslında bilişim sektörünün önümüzdeki yıllarda üstleneceği rolü açıkça ortaya koyuyordu.
Artık yapay zekâyı sadece konuşan değil, onu geliştiren ve kullanan ülkelerin geleceği şekillendireceği çok açık. Yazılım, veri analitiği, siber güvenlik ve dijital dönüşüm artık yalnızca bilişim sektörünün değil; sanayinin, ticaretin ve günlük hayatın da vazgeçilmez unsurları haline geldi.
Serkan GÜL
IT Teknoloji Danışmanı ve Mesleki Eğitim Uzmanı

