Ana SayfaKöşe YazılarımızYokluğumuzu Kimler Fark Eder?

Yokluğumuzu Kimler Fark Eder?

Bazı önemli gözlemler vardır; hemen bir hükme varmak için değil, gerektiğinde hatırlamak üzere cepte kalması gereken.

-SPONSORLU-

Bazen insan, doğası gereği bulunduğu ortamdan günlerce uzak kalabilir. Bunun altında ne bir tartışma ne de bir kırgınlık aramak gerekir. İnsan bazen sadece geri çekilir ve hayatın akışını biraz uzaktan izler.

Böyle zamanlar insanda bir karşılık sorgulaması yaratabilir. Bu da son derece doğal bir durumdur.

Çünkü insan ister istemez düşünür:

Sen olmadığında hakkını koruyorlar mı?
Bir şirketin varsa ve ortaksan, şirketin çıkarlarını ve ortaklık hukukunu gözetiyorlar mı?
Güvenilirler mi?
Şeffaflar mı?
Ve belki de en önemlisi; para ve yetki söz konusu olduğunda aynı kişiler olarak kalmaya devam ediyorlar mı?

İşte insan ilişkilerinin gerçek yüzü bazen böyle zamanlarda ortaya çıkar.

İnsan birkaç gün ortadan çekildiğinde çoğu zaman telefonu yine çalar. Fakat dikkat ederseniz arayanların bir kısmının mutlaka bir işi vardır.

Bir şey soracaktır.
Bir şeye ihtiyacı vardır.
Bir konuda yardım isteyecektir.

Oysa bazı insanlar da hiçbir beklentisi olmadan arar:

“Nerelerdesin, uzun zamandır görünmüyorsun. İyi misin?”

Aslında beklenen çok büyük bir şey değildir. Bazen sadece iki üç kelimeden ibarettir:

İyi misin?

İşte o birkaç kelimenin gelmediği zamanlarda insan ister istemez düşünmeye başlıyor.

Acaba bazı insanlara veya ilişkilere gereğinden fazla mı anlam yüklüyoruz?

Bizim dostluk sandığımız şey, karşı taraf için yalnızca aynı ortamı paylaşmaktan mı ibaret?

Biz insanların hatırını sormayı insanlığın gereği sayarken, bazıları ilişkileri yalnızca ihtiyaç duydukları zaman mı hatırlıyor?

Böyle olunca insanın aklına şu geliyor:

Belki de hayatın bize öğrettiği önemli derslerden biri, insanları biz varken söyledikleri güzel sözlerle değil, biz yokken gösterdikleri davranışlarla tanımaktır.

Bu durumun iş hayatında da önemli bir yeri vardır.

Çünkü ticaret sadece para kazanmak değildir. Aynı zamanda güvenmek, sorumluluk paylaşmak ve birlikte yol yürümektir. Ortaklıkların büyük bir çoğunluğu sözleşmelerden önce insanların birbirlerine duyduğu güvenle ayakta kalır.

Elbette kimse kimseyi her gün aramak zorunda değildir. Her sessizliği vefasızlık, her ilgisizliği de kötü niyet olarak görmek doğru değildir.

İnsan bazen küçük davranışlardan büyük sonuçlar çıkarmaz.

Sadece bir kenara not eder.

Çünkü hayat insana zamanla şunu öğretiyor:

Herkese iyi davranmaya devam et.

Ama herkesi kendin gibi zannetme.

Kimseye hemen sırtını dönme.

Ama kime sırtını dönebileceğini de iyi bil.

Ve zamanı geldiğinde biraz geri çekilmeyi de bil.

Çünkü insan sürekli ortadayken kimin kendisine gerçekten değer verdiğini anlamakta zorlanabilir.

Bazen birkaç günlük yokluk, yıllardır içinde bulunduğumuz bir ilişkinin bize anlatamadığını anlatır.

Belki de mesele kaç kişinin bizi aradığı değildir.

Asıl mesele, biz olmadığımızda yokluğumuzu kimlerin gerçekten fark ettiğidir.

Hakan Menteşe

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar