Ana SayfaBursaBursa Uluabat Gölü yeşile büründü! Uzman isimden kritik uyarı

Bursa Uluabat Gölü yeşile büründü! Uzman isimden kritik uyarı

Bursa’da Ramsar Sözleşmesi ile koruma altında bulunan Uluabat Gölü, alg patlaması nedeniyle yeşile döndü. Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Efsun Dindar, sıcaklık ve kirlilik artışıyla birlikte ortaya çıkan bu tablonun yalnızca görsel bir değişim olmadığını, su kalitesi ve göldeki canlı yaşamı açısından ciddi bir ekolojik soruna dönüşebileceğini söyledi.

-SPONSORLU-

Bursa’nın Nilüfer, Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçeleri arasında yer alan Uluabat Gölü’nde dikkat çeken bir görüntü ortaya çıktı.

136 kilometrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük 9’uncu gölü olan Uluabat, alg patlaması nedeniyle yeşile büründü. Göldeki renk değişimi dronla da görüntülendi.

RAMSAR SÖZLEŞMESİ İLE KORUMA ALTINDA

Bitki ve hayvan çeşitliliği açısından önemli bir sulak alan olan Uluabat Gölü; planktonlardan dip canlılarına, sucul bitkilerden balık ve kuş türlerine kadar çok sayıda canlıya ev sahipliği yapıyor.

Göl, 1998 yılında dönemin Çevre Bakanlığı tarafından uluslararası öneme sahip sulak alan ilan edilerek Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alındı.

Ancak gölde son dönemde yaşanan alg patlaması, su kalitesi ve ekosistem açısından yeniden endişeleri gündeme getirdi.

“ULUABAT SIĞ VE ÖTROFİK ÖZELLİK TAŞIYOR”

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, Uluabat Gölü’nün sığ yapıda olduğunu ve daha önce yapılan çalışmalarda ötrofik özellik taşıdığının belirlendiğini söyledi.

Dindar, özellikle yaz aylarında alg patlamalarının ötrofikasyon sürecini hızlandırabildiğini belirtti.

TARIM, EVSEL ATIK VE SANAYİ ETKİSİ

Doç. Dr. Dindar, alg patlamasının tek bir nedene bağlı olmadığını vurguladı.

Uluabat çevresindeki tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot ve fosfor girdisinin göle ulaşması, yaz aylarında artan buharlaşma nedeniyle su seviyesinin düşmesi ve mevcut kirliliğin daha yoğun hale gelmesi, su kalitesini olumsuz etkileyen başlıca etkenler arasında gösterildi.

Evsel atık sular, sanayi kaynaklı kirlilik ve göl havzasını besleyen derelerle taşınan kirletici yükün de süreci etkilediği ifade edildi.

SICAKLIK ARTTIKÇA OKSİJEN AZALIYOR

Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte göldeki çözünmüş oksijen miktarının azalması da dikkat çeken bir başka risk olarak öne çıkıyor.

Doç. Dr. Dindar, fitoplankton adı verilen tek hücreli canlıların sudaki azot ve fosfor gibi besin elementlerinden yoğun şekilde yararlandığını, bu durumun da sayılarının hızla artmasına neden olduğunu söyledi.

Bu artışın sonucunda göl yüzeyinde alg patlaması olarak adlandırılan tablo ortaya çıkıyor.

GÖRÜNTÜ GÜZEL OLABİLİR AMA TEHLİKELİ

Alg patlamalarının zaman zaman estetik açıdan dikkat çekici renk değişimlerine neden olabildiğini belirten Dindar, bunun her zaman masum bir doğa olayı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan yoğun alg artışının kirliliğin habercisi olabileceğini vurgulayan Dindar, su kalitesindeki bozulmanın sucul ekosistemi olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

“EKOLOJİK AÇIDAN CİDDİ SORUNA DÖNÜŞEBİLİR”

Doç. Dr. Efsun Dindar, alg patlaması sonrasında göldeki canlıların yaşamını sürdürebilmesi için gerekli oksijen miktarının azalabileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle göldeki yeşil görüntünün yalnızca görsel bir değişim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Dindar, sürecin kontrol altına alınmaması halinde ekolojik açıdan ciddi bir probleme dönüşebileceği uyarısında bulundu.


Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar