
Halk dilinde yerleşme alanı olarak bilinen TABİAT’ın, bir diğer ismi; yaşanılan çevre anlamına gelen HABİTAT.
Bugün Ekolojik sistemin yok olmaya başlaması, doğa içindeki yaşam mücadelesini sürdüren canlı, cansız, bitki, hayvan ve insan sağlığı için son derece önem taşımakta. Küresel etkinlikler ve değişimler hem psikolojik hem de sağlık açısından son derece önem taşımakta. Tüm canlı ve cansızları içinde barındıran bu yaşam alanı, organizmaların doğalı olan HAVA, TOPRAK, SU eksikliği hepimizi üzen en büyük nedenlerden değil mi?
İnsanoğlunun, basit ve sakıncalı görmediği düşüncesizce davranışların, sisteme ne çok zarar verdiği bilinmeli. Evrensel ve fabrika çıkışlı sanayi atıklarının kaynak sularına karışması, tarla ve bahçelerde kullanılan sulamaların yer altında mevcut bulunan içme sularından çekilerek kullanılması. Bugün sanayi ve tarım alanları fazla olan illerde su kaybı daha yoğun olmakta, oysaki doğanın yok olmaması ekolojik dengenin sarsılıp yok olmaması için, insanoğluna düşen görevler son derece büyük.
Çöp ve Doğanın yok edemediği atıkların atılmaması, hava kirliliğine neden olan atıkların, yakılmaması, yine eskiyen, bakım yapılması gereken araçlardan çıkan egzoz gazının zehrini azaltacak önlemlerin alınması gerekmez mi?
SUSUZ HAYAT OLMAZ.
Doğanın yerleşim alanı içinde bulunan tüm canlıların anayurdu olan Tabiatı bilinçsiz davranışlarla küstürmenin hepimize zararı var. Bugün mevsim değişikliklerinin nedeni olan ozon tabakasının yırtılmaya başlaması bize ve bizden sonraki nesle bırakacağımız en büyük TEHLİKE.
Doğada sağlık açısından deva olan bitkilerin, döllenme yolu ile aşılama yapan böceklerin, yaşam mücadelesi veren bitki ve canlıların, ağaçların, yok olmasına neden olmaya hakkımız var mı? O halde;
ORTAK ALANDA BİLGİ İLE GÜÇLEN, GELECEĞE YÖN VER…
Birbirinden ayrılmayan üç element, insanlar ile yaşam alanı HABİTAT ve organizmaların doğal alanı HAVA, SU, TOPRAK. Temiz bir doğa, temiz insanlar ile sağlıklı huzurlu, mutluluk dolu, sorunsuz bir biçimde yaşamanız dileğim ile…



