Nilüfer Belediyesi Haziran Ayı Meclis Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP kurultayı ve genel başkanlık süreci üzerinden sürdürülen “mutlak butlan” tartışmalarına tepki gösterdi. Parti içi demokratik süreçlerin yargı yoluyla yönlendirilemeyeceğini vurgulayan Özdemir, CHP’nin iradesine yönelik dış müdahale girişimlerine karşı olduklarını ifade etti.
CHP’de delegelerin mahalleden başlayarak tamamen demokratik süreçlerle belirlendiğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, parti içi seçim mekanizmasını şu sözlerle anlattı:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahalle delegeleri seçilir, ilçe ve il kongreleri yapılır, ardından kurultay delegeleri belirlenir. Genel başkan ve parti yönetimi demokratik bir süreçle seçilir. Bu yapı dışarıdan müdahaleyle değiştirilemez.”
“Mutlak butlan” tartışmasının yalnızca bir parti içi mesele olmadığını, doğrudan Türkiye’nin demokratik yapısını hedef aldığını savunan Özdemir, sürecin yaratacağı siyasi sonuçlara karşı uyardı. Özdemir, “Mutlak butlan kararı, bir mahkeme kararından daha fazlasıdır. Bu, partiyi dağıtma ve ülkenin siyasi yapısını değiştirme çabasıdır. CHP meselesinin çok üstünde bir meseledir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kritik ve zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Nilüfer Belediye Başkanı, siyasi müdahalelerin demokrasi açısından büyük riskler taşıdığına dikkat çekti. CHP’nin son seçimlerde elde ettiği başarıya da değinen Özdemir, parti üzerindeki baskılara rağmen yükseliş grafiğinin sürdüğünü belirtti.
Değişimin siyasetin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Özdemir, “CHP tarihinde ilk kez delegeler demokratik şekilde genel başkan değişimine karar verdi. Bu değişimin yarattığı sinerji bizi yerel seçimlerde birinci parti yaptı” dedi.
İmamoğlu’nun Diploma Sürecini Örnek Gösterdi
Konuşmasında hukuki süreçlerin ve geçmişe dönük iptal girişimlerinin hukuk güvenliğini zedelediğini belirten Özdemir, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploma tartışmalarını örnek gösterdi.
Yıllar sonra yapılan bu tarz iptal girişimlerinin hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade eden Özdemir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“İdari işlemlere itirazların belli süreleri vardır. Hukukun temel ilkeleri göz ardı edilerek yıllar sonra alınan kararlar, vicdanlarda da karşılık bulmaz.”




