Ana SayfaGenel KategoriSiyaset Ve Ticaretin Gölgesinde Amatör Spor

Siyaset Ve Ticaretin Gölgesinde Amatör Spor

Türkiye'de, özellikle de Bursa'da amatör spor kulüpleri başta olmak üzere bazı profesyonel kulüplerde spor; siyaset ve ticaretin gölgesinde kalmış durumdadır. Oysa sporun temelinde ne siyaset ne de ticari çıkar olmalıdır. Spor; birleştiren, geliştiren ve geleceği inşa eden bir güçtür. Ancak bugün geldiğimiz noktada siyaset ve ticaret, spor kulüpleri üzerinde adeta baskı kuran bir şemsiyeye dönüşmüştür. Bu durum kabul edilemez.

-SPONSORLU-

Buradan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na açık bir çağrıda bulunuyorum. Bu aynı zamanda açık bir mektuptur.

Amatör spor kulüpleriyle ilgili artık radikal adımlar atılmalıdır. Mevcut sistem, yasalar ve uygulamalar kapsamlı şekilde gözden geçirilmelidir. Çünkü evrensel spor anlayışında amatör spor, tüm branşların temelidir; sporun başlangıç noktasıdır. Avrupa’da ve gelişmiş spor ülkelerinde amatör kulüpler çok daha güçlü temeller üzerine inşa edilmekte, devlet ise denetleyici ve destekleyici bir mekanizma olarak sistemin içinde yer almaktadır.

Türkiye’de ise tablo ne yazık ki farklıdır. Spor Yöneticiliği ve BESYO mezunu, alanında donanımlı, liyakat sahibi binlerce genç iş bulamazken; birçok amatör spor kulübü kişisel çıkarların, yanlış yönetim anlayışlarının ve denetimsizliğin gölgesinde faaliyet göstermektedir. Devletin artık bu alana neşter vurmasının zamanı gelmiştir.

Bugün birçok kulüpte yıllardır değişmeyen başkanlık anlayışıyla karşılaşıyoruz. Bir koltuğa oturan, kalkmasını bilmeyen; delegeleri kendi isteğine göre şekillendiren, gelir-gider tablolarını şeffaflıktan uzak yöneten, kulübü adeta kendi özel işletmesi gibi gören ve zamanı geldiğinde maddi çıkar karşılığında başka kişilere devredebileceğini düşünen yöneticiler bulunmaktadır. Bursa da bunu biliyor, Türkiye kamuoyu da.

İşte tam da bu nedenle spor, siyaset ve ticaret üçgeninden çıkarılmalıdır.

Benim önerim nettir.

Amatör spor kulüplerinde devlet tarafından görevlendirilecek, maaşını devletten alan, liyakat esasına göre atanmış profesyonel yöneticiler ve antrenörler görev yapmalıdır. Bu kişiler devlet adına kulüplerin mali işleyişini, sportif gelişimini ve idari süreçlerini denetlemeli; kulüplerin doğru yönetilmesini sağlamalıdır. Devleti temsil eden bir görevlinin keyfi uygulamalar yapma veya kişisel çıkar peşinde koşma lüksü olamaz.

Elbette kulüplerin yönetiminde mahallenin gönüllü insanları, spor sevdalıları ve fedakâr yöneticileri yer almaya devam etmelidir. Onların emeği ve katkısı her türlü takdirin üzerindedir. Ancak bu gönüllü yapı, devletin kurumsal denetimi ve profesyonel yönetim anlayışıyla desteklenmelidir.

Devletin sağlayacağı kaynaklar, belediyelerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın tesis yatırımları, mahallelerin sosyal altyapısının vazgeçilmez parçalarıdır. Nasıl ki bir mahallede cami, okul, sağlık ocağı, su, elektrik ve kanalizasyon hizmetleri olmazsa olmazsa; çocuk parkları, yeşil alanlar ve deprem toplanma alanları ne kadar önemliyse, bir spor kulübü de aynı derecede hayati öneme sahiptir.

Çünkü spor kulübü yalnızca futbol oynanan bir yer değildir. Spor kulübü; çocukların kötü alışkanlıklardan uzaklaştığı, gençlerin disiplin kazandığı, arkadaşlık kurduğu ve geleceğe hazırlandığı sosyal bir eğitim merkezidir.

Özellikle son yıllarda teknoloji bağımlılığı, ekran bağımlılığı, madde kullanımı ve suç oranlarının arttığı bir dönemde amatör spor kulüplerinin önemi her zamankinden daha fazladır.

Bu nedenle mevcut kulüpler doğru yönetilmeli, etkin şekilde denetlenmeli ve güçlü yasal düzenlemelerle desteklenmelidir. Hukuki boşluklar ortadan kaldırılmalı, kişilere bağlı değil, kurallara bağlı bir sistem oluşturulmalıdır.

Bugün sıkça duyduğumuz “Ben gidersem kulüp kapanır.”, “Bu kulüple benden başka ilgilenen yok.”, “Yıllardır ben ayakta tutuyorum.” gibi söylemler, aslında sistemin yanlış kurulduğunu göstermektedir. Eğer yönetim mekanizmasının bir ayağında devlet bulunursa, kulüpler hiçbir kişinin insafına veya tekeline bırakılmaz.

Amatör spor, kişilerin değil; toplumun ortak değeridir.

Bu nedenle Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın, il müdürlüklerinin ve ilgili tüm kamu kurumlarının amatör sporun içinde çok daha aktif rol alması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Aksi halde spor; gençleri geleceğe hazırlayan bir okul olmaktan çıkıp, kişisel hesapların, siyasi ilişkilerin ve ticari çıkarların aracı olmaya devam edecektir.

Bu gidişatı değiştirmek hâlâ elimizde. Yeter ki irade gösterelim.

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar