Ana SayfaKöşe YazılarımızHayır Diyebilmenin Özgürlüğü:Kendi Sınırlarını Çizmek

Hayır Diyebilmenin Özgürlüğü:Kendi Sınırlarını Çizmek

Hayatın koşturmacası içinde çoğumuz görünmez bir yük taşıyoruz: Başkalarını memnun etme yükü.

-SPONSORLU-

Bir dostumuzun ricasını kırmamak, işte veya sosyal çevremizde “uyumlu” görünmek ya da sırf çatışmadan kaçınmak adına, içimizden bir ses “hayır” diye bağırırken dudaklarımızdan dökülen o refleks “evet”ler…

Peki, başkalarını mutlu etmek uğruna verdiğimiz her isteksiz “evet”in, aslında kendi zamanımıza, enerjimize ve ruh sağlığımıza söylenmiş gizli bir “hayır” olduğunu hiç düşündünüz mü?

Bencillik Değil, Özsaygı

Pek çoğumuz çocukluktan itibaren “iyi insan” olmayı, herkesin yardımına koşmak ve hiçbir beklentiyi boşa çıkarmamak olarak öğrendik. Oysa kendi sınırlarını çizemeyen bir insanın, başkalarına sunabileceği samimi bir katkı da olamaz. Kendi deposu boşalmış birinin, bir başkasının deposunu doldurması imkânsızdır.

Sınır koymak; insanlarla aramıza duvarlar örmek, dünyadan soyutlanmak ya da sevgisizleşmek demek değildir. Aksine, kapımıza sağlıklı bir kapı zili takmaktır. İçeriye kimin, ne zaman ve hangi şartlarda girebileceğini belirlemek, hayatınızın kontrolünü yeniden kendi elinize almaktır.

“Hayır” Demek Neden Bu Kadar Zor?

Arka planda çalışan zihinsel kodlarımız genellikle üç büyük duyguya dayanır:

Suçluluk Hissi: “Hayır dersem onu üzerim veya hayal kırıklığına uğratırım.”

Yalnız Kalma Korkusu: “İstekleri reddedersem benden uzaklaşırlar.”

Etiketlenme Çekincesi: “Bana ‘soğuk’ ya da ‘bencil’ derler mi?”

Oysa gerçek şu ki; sınırlarınıza saygı duymayan bir ilişki, zaten sağlıklı bir temel üzerine kurulu değildir. Sizi sadece “her şeye evet dediğiniz sürece” seven veya kabullenen bir çevre, özverinizi değil, vericiliğinizi tüketir.

Sınırların Getirdiği Zihinsel Hafiflik

İstemediğiniz bir davete gitmediğinizde, gücünüzün yetmediği bir sorumluluğu üstlenmediğinizde ya da kendi dinlenme zamanınızı koruduğunuzda hissettiğiniz o ilk suçluluk dalgası kısa sürede geçer. Fakat onun yerini alan şey, muazzam bir iç huzur ve özgürlük hissidir.

“Hayır” diyebildiğinizde:

1. Zamanınızın değeri artar: Gerçekten odaklanmak istediğiniz hedeflere ve sevdiklerinize kaliteli zaman ayırırsınız.

2. İlişkileriniz netleşir:
İnsanlar sizin neyi kabul edip neyi etmeyeceğinizi bilir; bu da beklentileri şeffaflaştırır.

3. Tükenmişlikten korunursunuz:
Zihinsel ve duygusal kapasitenizi doğru yöneterek kendi yaşam enerjinizi korursunuz

Özgürlüğün İlk Adımı

“Hayır” kelimesi, yanına uzun gerekçeler, özürler veya bahaneler eklemek zorunda olduğunuz bir kusur değildir. Nazik, net ve kararlı bir tutumla kendi alanınızı korumak en doğal hakkınızdır.

Bu hafta kendinize küçük bir alan açın. Size gelen her talebe anında yanıt vermek yerine önce kendinize şu soruyu sorun: “Buna evet derken, kendimde neleri ihmal ediyorum?”

Unutmayın; kendi sınırlarını çizmeyen bir insanın haritasını, daima başkaları çizer.

Özgürlük, tam da o haritayı kendi kaleminle çizmeye başladığın an başlar.

Gamze Yıldırım
Uluslararası Gayrimenkul Danışmanı
İletişim&Takip: Instagram;
@gamzeyildirim.gayrimenkul

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar