Ana SayfaKöşe YazılarımızÇatılardaki Sessiz Ders

Çatılardaki Sessiz Ders

Geçenlerde bir paylaşım gördüm.

-SPONSORLU-

“Bursa’da çatılarda bunlardan gördüm, şaşırdım. Bunlar ne işe yarıyor?” diye sorulmuş.

Ben de düşündüm…

Bazen insanın gözüne her gün baktığı şey, bir gün durup bakınca başka bir şey anlatıyor.

Çatılarda dönen o yuvarlak şeylerin adı döner baca şapkası. Rüzgâr estikçe dönüyor. Bacanın çekişine yardımcı oluyor, dumanın geri tepmesini azaltıyor. Yağmurdan, kuştan, yapraktan da bacayı koruyor.

Bursa’ya özgü değil elbette. Türkiye’nin pek çok yerinde var.

Ama ben bu baca şapkalarına başka bir gözle bakmaya başladım.

Çünkü ne ilginçtir ki, şu çatılardaki sessiz şeylerin bazı insanlardan daha fazla iş yaptığını düşündüm.

Adam dönüyor…

Ama işini yapıyor.

Kimseye nutuk atmıyor.

Kendini anlatmıyor.

“Ben olmasam bu baca ne yapar?” diye ortalıkta dolaşmıyor.

Rüzgâr nereden eserse essin, görevini biliyor.

Bizde ise bazen tam tersi.

Çok konuşuyoruz.

Çok anlatıyoruz.

Çok söz veriyoruz.

Öyle güzel cümleler kuruyoruz ki insan bir an gerçekten büyük işler yapılacak sanıyor.

Sonra dönüp bakıyorsun…

Baca hâlâ çekmiyor.

Duman hâlâ içeride.

Üstelik birileri çıkıp bacanın neden tütmediğini anlatmak için saatlerce konuşuyor.

Siyasette de böyle, iş hayatında da, günlük hayatta da…

İşini doğru yapan insanın çoğu zaman sesi çıkmıyor zaten.

Çünkü işi konuşuyor.

İşini yapmayanın ise açıklaması bitmiyor.

Bazen düşünüyorum da, şu baca şapkalarını kürsülere koysak mı acaba?

En azından rüzgâr çıktığında ne yapacağını biliyor.

Bir de şu mesele var…

Baca şapkası rüzgârın yönüne göre dönüyor.

Bunu “ne tarafa eserse oraya dönüyor” diye suçlayamayız.

Çünkü onun görevi rüzgâra kafa tutmak değil, rüzgârı kullanmak.

İnsanın burada biraz düşünmesi gerekiyor.

Şartlara göre yön değiştirmek başka şey, her rüzgârda başka tarafa savrulmak başka…

Aradaki farkı da zaten zaman gösteriyor.

Ben bugün Bursa’nın çatılarındaki o sessiz dönen bacalara bakarken şunu düşündüm:

Belki de hayatın en büyük dersi bazen en sessiz yerde duruyor.

Ne bağırıyorlar, ne kendilerini övüyorlar, ne de yaptıkları işi anlatmak için kürsü arıyorlar.

Rüzgâr geliyor…

Dönüyorlar.

Duman geliyor…

Çekiyorlar.

İş bitiyor.

Keşke herkes biraz böyle olsa.

Çok konuşmak yerine işini yapsa.

Her konuda ahkâm kesmek yerine, kendi sorumluluğunu yerine getirse.

Çünkü hayatın sonunda kim ne söylediğinden çok, ne yaptığı kalıyor.

Ve galiba bazı çatılardaki o sessiz bacalar bize bunu insanlardan çok daha iyi anlatıyor.

Rüzgârı durduramazsın.
Ama ondan nasıl faydalanacağını öğrenebilirsin.

Gerisi zaten biraz duman…
Biraz da laf kalabalığı.

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar