Ana SayfaKöşe YazılarımızGERÇEK DÜRÜSTLÜK REKLAMA İHTİYAÇ DUYMAZ

GERÇEK DÜRÜSTLÜK REKLAMA İHTİYAÇ DUYMAZ

Son zamanlarda sözleriyle davranışları örtüşmeyen insanların çoğaldığını görüyoruz. Bu insanlar hangi değerden özellikle söz ediyorsa, sanki en büyük sınavını da o değer üzerinden veriyor.

-SPONSORLU-

Dürüstlüğü dilinden düşürmeyen birine bakıyorsunuz; işine geldiğinde yalan söylemekten çekinmiyor. Ticaret ahlakından söz ediyor ancak ayıplı mal satabiliyor. Bir şey satın aldığında borcunu zamanında ödemiyor; üstelik ödeme niyeti de yoksa karşısındaki insanı türlü bahanelerle oyalıyor.

Kendisini şerefli, sözünün eri ve güvenilir biri olarak tanıtıyor. Fakat çıkarı ve menfaati söz konusu olduğunda, övünerek sözünü ettiği bütün değerleri bir anda ayaklar altına alabiliyor.

Öyle olunca insan ister istemez soruyor:

Bir insan gerçekten dürüstse, bunu neden sürekli anlatma ihtiyacı duyar?

Dürüstlük, insanın kendi kendisine taktığı bir madalya değildir. Bir insanın dürüst olup olmadığına, içinde bulunduğu toplum onun davranışlarına bakarak karar verir.

Şeref de aynı şekilde bağırarak ilan edilen bir unvan değildir. Şeref; zor zamanlarda, çıkarların çatıştığı anlarda ve kimsenin görmediği yerlerde sergilenen asil bir duruştur. Şeref sahibi insan bunu anlatmaz; davranışlarıyla gösterir ve reklamını yapmaya ihtiyaç duymaz.

Geldiğimiz noktada ise dürüstlük çok konuşuluyor ama dürüst davranılmıyor. Ahlak anlatılıyor ancak çıkar karşısında unutuluyor. Şeref ve namus kelimeleri sıkça kullanılıyor fakat borca ve emanete gereken sadakat gösterilmiyor.

Bize düşen ise insanların söylediklerinden çok yaptıklarına bakmayı öğrenmektir. Çünkü insanı anlattıkları değil, davranışları tarif eder. Bir kişiyi tanımak istiyorsak güzel sözlerine değil ne yaptığına; borcuna, emanetine, ticaretine ve kimsenin görmediği yerde sergilediği duruşa bakmalıyız.

Yazımın başında da belirttiğim gibi, gerçek dürüstlük reklama ihtiyaç duymaz. Gerçek inanç insanı kandırmaya değil; hakka, adalete ve iyi niyete götürür. Gerçek şeref ise insanın kendi ağzından çıkan övgülerle değil, arkasından konuşan insanların onun hakkında söyledikleriyle anlaşılır.

Ne yazık ki bugün bazıları şerefi, sahip olduğu değerlerle değil; elde ettiği çıkarla ölçmeye başladı. Oysa şeref, insanın ne kazandığında değil, kazanmak uğruna nelerden vazgeçmediğinde saklıdır.

Hakan MENTEŞE…

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar