Ana SayfaKöşe YazılarımızVazgeçtiğin An Başlayan Mucize; Küçük Mutlulukların Büyük Şifası

Vazgeçtiğin An Başlayan Mucize; Küçük Mutlulukların Büyük Şifası

Hayat bazen üzerimize bir çığ gibi gelir. Bütün tersliklerin arka arkaya sıralandığı, birini atlatamadan diğerinin kapıyı çaldığı o zorlu dönemlerde kendimizi derin bir çaresizliğin ortasında buluruz.

-SPONSORLU-

Tam “Artık bitti, gücüm kalmadı” dediğimiz, hatta içimizden bıkkınlıkla “Böyle hayatın içine…” diye söylenmeye başladığımız o kırılma noktasında birdenbire hiç beklemediğimiz bir gelişme yaşanır.

Bir anda gelen o küçük ışık, içimizdeki karanlığı dağıtmaya yeter. Peki ama neden tam da her şeyden vazgeçtiğimizi düşündüğümüz o anda olur bu?

Teslimiyetin ve Samimi Duanın Gücü
Aslında “vazgeçtim” dediğimiz an, umudumuzu kaybettiğimiz an değildir.
O an, direnç göstermeyi, akışla savaşmayı ve olmayanı zorlamayı bıraktığımız teslimiyet anıdır. Çabalamanın ötesinde, içtenlikle gökyüzüne bıraktığımız o sessiz duanın kabul oluşudur. İnanmaktan ve umut etmekten vazgeçmediğimiz için, evren ya da bizi duyan O yüce güç, tam zamanında küçük bir mucizeyle kapımızı çalar.

Bizler sıklıkla mucizeleri çok büyük, hayatımızı bir anda tamamen değiştirecek devasa olaylar olarak hayal ederiz. Oysa gerçek mucizeler, en karanlık anlarda kalbimize dokunan o küçücük güzelliklerde saklıdır.

Kayıpların Ardından Açılan Boşluğu Sevgiyle Doldurmak
Hayatta kaybettiklerimiz her zaman geri gelmez. Giden bir insanın, kaybedilen bir imkânın ya da kırılan bir hayalin yeri hiçbir zaman eskisi gibi dolmayabilir. Ancak hayatın en garip ve bir o kadar da güzel yanı şudur: Eksilen her şey, geride yeni bir şeyin yeşerebileceği bir alan bırakır.

Eğer sürekli kaybettiğimiz şeylerin yasını tutar, gözümüzü geçmişe dikersek; yanı başımızda beliren yeni güzellikleri göremeyiz. Geçmişin yüküyle dolu bir kalpte, yeni mutluluklar için yer kalmaz. Kayıplara takılıp kalmak yerine, hayatın bize sunduğu o küçük hediyelerin tadını çıkarmak, onları fark etmek ve yaşamak gerekir.

Kalpte Büyük Mutluluklara Yer Açmak
Günün ilk ışığında içtiğin sıcak bir kahve, hiç beklemediğin bir anda gelen samimi bir tebessüm, yolunda giden ufacık bir detay…

Bunların her biri, ruhumuzu besleyen ve kalbimizdeki o daralmış alanı genişleten şifalardır. Küçük mutluluklara gösterdiğimiz minnet, kalbimizde zamanla daha büyük mutlulukların konaklayabileceği ferah alanlar açar.

Artık gidenlerin, bitenlerin ya da elimizden kayıp gidenlerin arkasından üzülmek yerine; elimizde kalanlara ve yeni gelenlere kucak açma zamanı. Hayatın tüm tersliklerine rağmen samimiyetle şükredebilmek, bir insanın kendine verebileceği en büyük armağandır.

Çünkü biliriz ki; en içten duayı yukarıya gönderip, kalbimizi gelen her küçük güzelliğe açtığımızda, hayat bize gülüsemekten asla vazgeçmeyecektir.

“Teşekkür ediyorum Allah’ım; hem geçtiğim zorlu yollar için hem de kalbime yeniden çiçekler açtıran o küçük mucizeler için…”

Nihal Cevher

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar