Ana SayfaKöşe YazılarımızHaber Ofisinde İftara Geri Sayım: "Bugün Ne Gömüyoruz?"

Haber Ofisinde İftara Geri Sayım: “Bugün Ne Gömüyoruz?”

Yerel bir TV kanalının ofis bölümünde saat 16:00’yı gösterdiğinde, kurgu masasından rejiye kadar her yerden aynı sesler yükselmeye başlar. Haber bülteninin telaşı mı? Hiç alakası yok. “Akşam ne gömüyoruz?” sorusunun yarattığı o tatlı panik…
Bizim genç ekipte oruç tutmak, sadece aç kalmak değil; gün boyu süren devasa bir “gastronomi planlama koordinatörlüğü” demek.
O gün Öğleden sonra sessizleşen ofiste, ilk kıvılcımı genelde sosyal medya sorumlusu çakar: “Beyler, geçen gün bir cağ dönerci gördüm, içi resmen vatan toprağı gibi dolu…” İşte o an, montaj setindeki farenin tıkırtısı durur, muhabir kızımızın elindeki mikrofon masaya düşer. Artık gündem; yerel siyaset ya da yol çalışması değil, o pidenin üzerindeki kaşarın erime katsayısıdır.
Her gün saat 17:30 sularında, mutlaka o meşhur cümle kurulur: “Bu akşam çok yüklenmeyelim, hafif bir şeyler gömelim, sonra çok şişiyoruz.” Gerçeklikse şudur: İftara on dakika kala masaya gelen siparişler genelde iki buçuk porsiyon Adana dürüm, yanına ekstra patates ve “Nasıl olsa hafif yiyecektik” diyerek vicdan rahatlatmak için söylenen diyet kol ya da made suyu.
İftar Öncesi Geyikleri de döner bu arada;
Kurgucu Mustafa : “Abi şu an render alırken işlemcinin ısısında lahmacun ısıtma hayali kuruyorum.”
Muhabir Selin: “Röportaj yaptığım amca ‘Aç mısın kızım?’ dediğinde gözümün önüne sadece dev bir iskender geldi, amcanın kafasını pide gibi gördüm.”
Grafiker Can: “Şu logoyu biraz daha ‘pide sarısı’ mı yapsak? İştah açar.”
Gelelim final kararına:
Sonuç her zaman aynıdır. Saatlerce süren “Dünya mutfağı mı baksak?” tartışmaları, yerini en yakın esnaf lokantasına ya da o meşhur dürümcüye bırakır. Çünkü yerel TV çalışanı bilir ki; en iyi iftar yemeği, bülten yetişmeden hemen önce “gömülen” o en hızlı yemektir.
Yemek sonrası gelen o meşhur “Aman Allahım çok yedik” pişmanlığı ve çöken ağır uyku ise, yerel medyanın değişmez kaderidir. Yarın, 16:00’da aynı menü tartışmasında görüşmek üzere…
Afiyetle, ama dozunda gömün arkadaşlar!
Kısa bir teşekkür: Yazımı hazırlama aşamasında, Şehir Kütüphanesi’nin çalışanlarına, güler yüzlü hizmetlerinden ve (meditasyonlarımda olduğu) gibi sağladıkları sessiz çalışma ortamı için çok teşekkür ediyorum.
Hayırlı Ramazanlar. Rabbim oruç tutan herkesin ibadetlerini kabul etsin inşallah…

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar