Ana SayfaKöşe YazılarımızSinemada "Sequelitis": Kreatif İflasın Teknik Anatomisi

Sinemada “Sequelitis”: Kreatif İflasın Teknik Anatomisi

Sinema endüstrisi, bir süredir kendi yarattığı canavarın, yani “garantici üretim” modelinin esiri olmuş durumda. Bir video editörü veya kameraman olarak vizörden baktığımızda gördüğümüz şey artık bir “hikaye” değil; bir önceki başarının üzerine su katılarak çoğaltılmış, seyreltilmiş birer “pazarlama aparatı”.

Kurgu Masasındaki “Zombi” Hikayeler: Bir kurgucu bilir ki; iyi bir film, karakterin gelişimini tamamladığı noktada biter. Ancak sektör, finalde atılan o son makası geri çekip, ölü bir hikayeyi mezarından çıkarıyor. Devam filmlerinin en büyük teknik kusuru, organik bir çatışma eksikliğidir. Sektör artık şuna inanıyor: “Senaryo zayıf mı? Patlamayı artır. Karakter derinliği mi yok? Kurguda ritmi hızlandır, seyirci düşünmeye vakit bulamasın.” Bu, sinemanın temelindeki “gösterme, hissettir” kuralının katledilmesidir.

Mizansenin (Mise-en-scène) Çöküşü

Bir devam filminin neden “ruhsuz” olduğunu anlamak için kadrajın içindeki o mikro evrene bakmak yeterlidir. İlk filmlerde mekanlar birer karakterdir. Ancak devam filmlerinde stüdyo baskısı, mizanseni “steril” bir hale getirir. Her şey o kadar aydınlık ve yeşil ekran odaklıdır ki; doku (texture) kaybolur. Seyirci artık bir karakterin terini veya mekanın yaşanmışlığını hissetmez. Mizansen artık bir “evren” değil, yüksek çözünürlüklü bir “katalog” çekimidir.

​İronik Bir Örnek: Şu an üzerinde çalıştığım 8 karakterli tiyatro oyunumu düşünelim. Her karakterin sahnedeki boşluğu dolduran bir ağırlığı var. Ancak sektörün “devam filmi” mantığı bu oyuna dokunursa, muhtemelen en çok bilet sattıracak olanı seçip onu hikayeden koparır ve solo bir filme hapsederler. Karakterin o derinlikli trajedisi, bir “pazarlama özelliğine” indirgenir. Karakteri yaşatmak için değil, markayı yaşatmak için kurgu masasına yatırırlar.

Sinema, ışığın gölgeyle, oyuncunun boşlukla kurduğu o hassas dengedir. Devam filmleri bu dengeyi bozup her yeri gürültüye boğduğunda, ortaya çıkan şey bir film değil, ticari bir hırstır. Sektörün unuttuğu gerçek şu: Mükemmel bir final, berbat bir devam filminden her zaman daha değerlidir.

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar