
50 bin hükümlü tahliye edildi. Bir karar, bir imza, bir anda açılan kapılar… Ama dışarı çıkan sadece insanlar olmadı; korku da çıktı, öfke de, yarım kalmış hesaplar da. Daha ilk günden gelen haberler ise hepimize şunu sordurdu: Bu iş bu kadar mı kolaydı?
Tahliye edilir edilmez imam nikâhlı eşini öldüren bir adam. Kameraları görünce başını öne eğmek yerine racon keser gibi “babalar selam olsun” diyen bir diğeri. Bunlar münferit olaylar mı, yoksa yaklaşan bir fırtınanın ilk rüzgârları mı? İnsan artık haberleri okurken değil, sokağa çıkarken ürperiyor.
Yeni yıla günler kaldı. Eğlence mekânları dolacak, müzik yükselecek, insanlar biraz olsun nefes almak isteyecek. Ama kim rahat? Kim gönül rahatlığıyla “çıkalım eğlenelim” diyebiliyor? Kapıdan girerken etrafı kolaçan eden, masasına otururken çıkış kapısını hesaplayan bir toplum haline geldik. Bu normal değil. Bu, güvenin sessizce elimizden alınmasıdır.
Kimse cezasını çekmiş insan sonsuza kadar dışlansın demiyor. Ama sorulması gereken çok net bir soru var: Bu insanlar topluma hazır mıydı? Denetim nerede? Takip nerede? Yoksa yine “olursa olur” anlayışıyla mı bırakıldılar aramıza?
İlk gün işlenen bir cinayet, sadece bir kadının hayatının çalınması değildir. O cinayet, “seni koruyamıyoruz” denilen milyonlara yazılmış bir mesajdır. Kameralara meydan okuyan sözler ise adalet duygusunun nasıl aşındığını yüzümüze tokat gibi vurur. Pişmanlığın olmadığı yerde, caydırıcılıktan nasıl söz edeceğiz?
Bugün anne babalar çocuklarını sokağa gönderirken içi sıkışıyor. Kadınlar yalnız yürürken anahtarlarını avucunda sıkıyor. İnsanlar kalabalıkta bile yalnız hissediyor. Çünkü 50 bin hükümlü artık aramızda ve bize kimse “merak etmeyin, güvendesiniz” diyemiyor.
Devletin görevi sadece kapıları açmak değildir. Asıl görev, o kapıdan çıkanın bir daha kimsenin hayatını karartmamasını sağlamaktır. Rehabilitasyon, denetim, gerçek bir kontrol mekanizması olmadan atılan her adım, topluma bırakılmış bir risktir. Ve bu riskin bedelini her zaman masumlar öder.
Yeni yıla girerken dileğim daha fazla eğlence değil. Daha fazla ışık hiç değil. Tek bir dileğim var: Korkmadan yaşamak. Çünkü bir ülkede insanlar eğlenirken bile tedirginse, orada sorun tahliye edilenlerde değil; asıl sorun, bizi koruyamayan düzendedir.


