Doğru kararlar vermelisin ki, yol ayrımlarına geldiğinde seçtiğin yol pişmanlığın olmasın.
Öğrendiklerine, yaşadıklarına farklı bir boyut kazandırsın ve yoluna devam edebilesin.
Doğduğundan beri zordur belki hayatın,
ne zaman bitecek bu imtihan dersin, kâh ağlar,kâh mutlu olursun.
Bir gün öldüm bittim diye feryat eder,yaradan’a kafa tutarsın.
Sonra bir ümit yeşerir,bir teselli bulursun,
o gün tövbeler eder adaklar adarsın.
Böyle geçer gider,ömürdür aslında giden.
Oysa burası bir imtihan dünyası, insanın cenneti de cehennemi de kendi içinde,nasıl bakarsan gördüğün odur.
Her sabah bir umut yeşerir,güneş doğar,bir tohum toprağa düşer filiz olur, kuşlar serenat yaparak uyandırır doğayı.
Sen belki isyan ettiğin bir gecenin sabahında,ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözlerinle ayılmaya çalışırsın ya da şükürle,anın tadını çıkararak içtiğin o kahvenin tadıyla kokusuyla açarsın gözlerini yeni umutlara.
İkisi de hayat, ikisi de gerçek.
Aradaki fark seçtiğin o yol…
Seçimlerinin sonucunu yaşarsın.
Yine de vazgeçmiyoruz.
İnsanız biz, beşeriz.
On kez hata yapıp tekrar tekrar düzelteceğiz. Yüzlerce kez günaha batıp, yaradanın sevgisiyle merhametiyle tekrar tekrar başlayacağız.
İnsanız biz, en mükemmel bir o kadar da en sefil yaratılan.
Adem de biz Havva’da biz.
Habil de biz Kabil de biz.
Ölüm de bizde yaşamda bizde.
Yeter ki düşünüp idrak edip kamil insan olalım.
Nihal Cevher

