Ana SayfaKöşe YazılarımızBaklavanın Ötesinde Bir Zirve

Baklavanın Ötesinde Bir Zirve

NATO Zirvesi geride kaldı. Onlarca ülkenin üst düzey temsilcilerinin katıldığı zirvede en çok konuşulan konulardan biri, başta baklava ve Türk kahvesi olmak üzere Türk mutfağının seçkin lezzetleri oldu.

-SPONSORLU-

NATO Zirvesi geride kaldı. Onlarca ülkenin üst düzey temsilcilerinin katıldığı zirvede en çok konuşulan konulardan biri, başta baklava ve Türk kahvesi olmak üzere Türk mutfağının seçkin lezzetleri oldu. Sosyal medyada ve uluslararası basında geniş yer bulan bu ikramlar, yüzyıllardır süregelen misafirperverliğimizin ve köklü kültürümüzün önemli bir yansımasıdır. Hatta zirvede ikram edilen dana kaburgasının ABD Başkanı Donald Trump’ın beğenisini kazandığı ve tarifinin Beyaz Saray’a istendiğine yönelik haberler de kamuoyunda ilgiyle karşılandı.

Bu durum elbette ülkemiz adına gurur vericidir. Ancak bir zirveyi sadece sofralar üzerinden değerlendirmek doğru olmaz.

Uluslararası toplantılar, ülkelerin yalnızca ev sahipliği yaptığı organizasyonlar değildir. Aynı zamanda diplomatik ağırlıklarını, ekonomik vizyonlarını, bilimsel birikimlerini ve teknolojik kabiliyetlerini dünyaya gösterdikleri önemli platformlardır.

Türkiye, bu zirvede başarılı bir ev sahipliği yapmanın yanı sıra; bölgesel krizlerde söz sahibi olan, farklı tarafları aynı masada buluşturabilen ve çözüm üretme iradesini ortaya koyan bir ülke olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bugün ülkelerin gücü artık yalnızca askerî kapasiteyle ölçülmüyor. Savunma sanayii, bilim, teknoloji ve yerli üretim alanlarında atılan adımlar da ülkelerin uluslararası konumunu belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye’nin bu alanlarda ortaya koyduğu çalışmaların uluslararası platformlarda dikkatle takip edilmesi de bunun bir göstergesidir.

Kültürümüz bize kapılar açabilir. Diplomasi o kapılardan güvenle girmemizi sağlar. Bilim ve teknoloji ise o masada kalıcı bir yer edinmemizin temelini oluşturur.

Bu nedenle NATO Zirvesi’ni sadece ikram edilen yemeklerle değil, verilen diplomatik mesajlarla, kurulan temaslarla ve geleceğe yönelik vizyonuyla birlikte değerlendirmek gerekir.

Çünkü güçlü ülkeler yalnızca misafirlerini iyi ağırlayan ülkeler değildir. Aynı zamanda güven veren, üreten, geliştiren ve geleceğe yön veren ülkelerdir.

Yazar

Yazıyı beğendiniz mi? Paylaşarak yakın çevrenizin de görmesini ister misiniz?
Editörün Seçtikleri

En Çok Okunan Haberler

Son Yorumlar