
Özel sektörde çalışmış olanların çoğu bilir; bazı şeylerin adı vardır ama yüksek sesle söylenmez. Mobbing de onlardan biri. Hep vardır, herkes yaşar ya da tanıklık eder ama genellikle “işin doğası”, “burası özel sektör”, “idare edeceksin artık” cümlelerinin arkasına saklanır.
Oysa mobbing dediğimiz şey bir kişinin onuruna, emeğine ve ruh sağlığına yönelmiş sistematik bir baskıdır. Bağırmak değildir sadece. Yok saymaktır. Toplantıya çağırmamaktır. Sürekli küçük düşürmektir. Yaptığı işi görmezden gelirken en ufak hatayı büyütmektir. Kimi zaman mesaiden sonra gelen mesajlarla, kimi zaman herkesin önünde edilen “şaka”larla yapılır. Üstelik çoğu zaman mağdur, yaşadığının mobbing olduğunun bile farkına varamaz.
Özel sektörde mobbingin bu kadar yaygın olmasının temel sebeplerinden biri iş güvencesizliğidir. İnsanlar işini kaybetmemek için susmayı tercih eder. Şikâyet etmek “sorun çıkaran çalışan” etiketiyle anılır. Performans, verimlilik, hedef baskısı derken insan olmanın en temel sınırları çok kolay ihlal edilir.
Bir diğer mesele de yöneticilik kavramının bizde hâlâ oturmamış olmasıdır. İyi bir çalışan olmak, iyi bir yönetici olmak anlamına gelmiyor. Yetkiyi güce, gücü baskıya dönüştüren birçok yönetici, bunu disiplin sanıyor. Halbuki korkuyla yönetilen yerde üretim olmaz; sadece tükenmişlik olur.
Mobbingin en tehlikeli yanı ise iz bırakan ama izi görünmeyen bir şiddet türü olmasıdır. Fiziksel bir darbe yoktur belki ama uykusuzluk, kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve hatta depresyon vardır. İnsan, yıllarca emek verdiği işten soğur mu? Soğur, Kendine olan inancını yitirir. “Ben yetersiz miyim?” sorusu, “Bana bunu yapmaya hakları var mı?” sorusunun önüne geçer.
Ne yazık ki özel sektörde hâlâ birçok kurum bu meseleyi bireysel sorun olarak görmeyi tercih ediyor. “Aranızda halledin”, “O biraz serttir ama kalbi iyidir” gibi cümleler, mobbingi normalleştirmenin başka bir yolundan ibaret.
Oysa sağlıklı bir çalışma ortamı lüks değil, zorunluluktur. İnsanların psikolojik güvenliğinin olmadığı yerde uzun vadeli başarıdan söz edilemez. Mobbingle mücadele etmek; sadece mağduru değil, kurumu da korur.
Belki her şey, mobbingi konuşarak başlar. Adını koyarak. Susmamayı öğrenerek. Çünkü sessizlik, mobbingin en büyük müttefikidir.





